Haber Detayı
09 Ekim 2020 - Cuma 12:23 Bu haber 533 kez okundu
 
"Var gücümüzle çalışacağız"
Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, yaptığı basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koçak, ekonomi başta olmak üzere dış politika konularını değerlendirdi.
SİYASET Haberi

    Yeni genel merkezlerini hazineden tek kuruş yardım almadan yaptıklarını ve Genel Merkez çalışmalarının bundan sonra yeni binalarında yapılacağını vurgulayan Koçak, yeni genel merkezde daha verimli çalışmalara imza atacaklarını söyledi. Koçak, “Yeni genel merkezimizin mimari yapısı ‘elif’ şeklindedir. Elif bir başlangıçtır. Elif bir duruştur. Elif diklenmeden dik durmaktır. İnşallah yeni binamız da yeni bir başlangıcın işaret fişeği olacak. Yarım asırlık hareketimiz, bütün insanlığın kurtuluşu için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İstanbul’un Fethi’nden, Sakarya’nın siperlerine, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan D-8’lere kadar uzanan şuur ile kurucu liderimiz merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın gösterdiği hedeflere ulaşmak için elimizden gelen tüm gayreti ortaya koyacağız. Hedefe de ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

     Koçak, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden gerginliğe dikkat çekerek, “Bölgemiz karıştırılmak isteniliyor. Bunu durdurmak için savaşı değil, barışı tercih etmeyi, çatışmayı değil, diyaloğu tercih etmeye hakkımız var. Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı yaptığı saldırılar bizi endişelendiriyor. Azerbaycan üzerine düşen görevi yerine getirdi. Eskiden karşılaştığı şaşkınlığı yaşamadı. Daha önce kaybettiği toprakları azimli bir şekilde geri alıyor. Barışın biran önce bu bölgede sağlanmasını istiyoruz. Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesini istiyoruz. Bu toprakların Azerbaycan’ın olduğunu biliyoruz. Onun için ben Azerbaycan’ı tebrik ediyoruz, Ermenistan’ın da yanlış yollara girmemesi konusunda millet olarak uyarıyoruz” dedi.

     Mısır’da Müslüman Kardeşler Teşkilatı’na (İhvan) bağlı 15 kişinin idamı ile ilgili de Koçak, “Bu barışa vurulan bir darbe olarak kabul edilmelidir.  Bu bir katliam tarzında idamdır. Bu ne Mısır’a ne de bölgeye fayda sağlamaz. Temennimiz; Mısır’da yaşanan bu acı hadisenin son olması, bir daha böyle bir hadise ile karşı karşıya kalmamamızdır. Bunun yanı sıra Suudi Arabistan’ın Türk mallarına yönelik ambargo kararının da tarihi bir hata olduğunu ifade etmek istiyoruz. Üzüntü verici bir gelişme. Suriye, Yemen kan gölüne döndü. Asya’ya gittiğimizde Afganistan’da kriz bitmedi. Şimdi bunlar bitmeden ekonomik çatışmalar ortaya çıkarsa burada emelleri olan dış güçler bundan faydalanır” dedi.

     Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İslam’la ilgili çirkin sözlerine sert tepki gösteren Koçak, “İslam barış dinidir, huzur dinidir. Macron’un çıkıp uzaktan gazel okuması sadece bilgisizliğinin veya kasıtlı tavrının bir işaretidir. İslam’a düzen vermeye çalışıyor. Be hey gafil, senin kendi memleketinde İslam’ı seçen çok insan oldu. Onların kitaplarına, onların fikirlerine bir bak. Bir devlet başkanı bu kadar cahil olamaz. Bu kadar kasıtlı davranamaz. Onlar inancı kendi menfaatleri için yeniden şekillendirmek isterler. İslam dürüstlük, fedakârlık demektir. Sahtekârlardan Müslüman olmaz. Biz bu lafları edenleri İslam’ı öğrenmeye davet ediyoruz” dedi.

     KKTC’de yaşanan gelişmelere de değinen Koçak, “Kapalı Maraş çoktan açılmalıydı. Bizler Saadet Partisi olarak bunu yıllardır söylüyoruz. Bu kadar zamandır harabeye döndü orası. Ümit ederiz ki Kıbrıs’taki kardeşlerimiz bu meselenin üstesinden gelirler ve bu durum sağduyulu seçimlerin yapılmasına engel olmaz” ifadelerini kullandı.

     Koçak, 1-7 Ekim Din Görevlileri Haftası’nda din görevliler gününü tebrik ederek, açıklamalarına devam etti:  “Din görevlilerine çok büyük görev düşüyor. Toplumu manevi değerlerle ihya etmek, insanları birbiriyle barışık hale getirmek, problemleri çözmek ancak onların ciddi çalışmalarıyla gerçekleşebilir. Din görevlisi Hakk’ın tarafında durmalıdır. Din görevlisi adaletin tarafı olmalıdır. Din görevlisi, yolsuzluğa, rüşvete pirim veremez. Adaletsizliği övemez. Onun için kutuplaşmaktan vazgeçmeliyiz. Birisine tebliğde bulunacaksak anlayacağı üslupta yanıt vereceğiz. Elbette itiraz edeceğimiz hususlar olacak ama bunlar bir üslupta olması gerekiyor. Dürüstlük olmadan güven tesis edilemez. Din görevlilerinin üzerine düşen vazife, inançlarının temel prensiplerini topluma aşılayabilmek için gayret göstermektir.”

     Koçak, ekonominin her geçen gün sıkıntılı bir sürecin içine girdiğinin altını çizerek, “Hükümetin bu konudaki tavrı çok acayip. Hükümet çarşıya, esnafa, tüketicinin haline bakmıyor. TÜİK diye bir kurum var onun rakamlarıyla milleti avutmaya çalışıyor. Böyle olmaz. Ben dolara da bakmam diyor, sen bakmazsın ama piyasanın canı yanıyor dolardan dolayı. TÜİK rakamlarla oynayarak kötüye giden durumu iyeye döndüremez. İşte TÜİK, tüketici fiyatları Eylül ayında yüzde 0.97, yıllık olarak da yüzde 11.75 arttı olarak hesaplamış. Hakikaten hangi marketlere gidiyorlar söylesinler alışverişi oradan yapalım. Market ve pazar fiyatları TÜİK verilerini doğrulamıyor. Zam gelmeyen hiçbir şey kalmadı” ifadelerini kullandı.

     Besici ve süt üreticilerinin karşılaştıkları sıkıntılara dikkat çeken Koçak, “Girdi fiyatları aldı başını gidiyor. Yem fiyatları akıl almaz bir şekilde artmış. Ama satış fiyatlarına, süt fiyatlarına gelince bugün süt fiyatının çok yüksek olmasına rağmen besiciyi kurtarmıyor. Yem, mazot, elektrik, ilaç fiyatları son dönemlerde yüzde 50 civarında artmış gözüküyor. Ama buna rağmen karkas kesim fiyatları maalesef düşüyor. Tabii, bunun bir kısmı dışarıdan gelen daha ucuz ve kalitesiz etle izah edilebiliyor. Ama bunun getireceği fiyat tepkisi, eskiyi aratır mahiyette olur. Bunu kimse unutmamalı. Besici kilosunu 38 liraya mal ettiği eti 32 ile 33 lira arasında satıyor. Böyle devam etmesi mümkün değildir. Besici bu işten vazgeçer. Vazgeçtiği zaman dışarıdan gelen et bunlara rahmet okutur. Ekonomi bir denge işidir. Besici baktığı hayvandan bir gelir elde etmesi gerekir ki, hayatına devam etsin. Ama öbür tarafta piyasaya bakıyorsunuz, zaten geçim sıkıntısı var. Süt fiyatları görünenin çok üstünde gözüküyor. Besici de can çekişiyor. Niye, çünkü geliri düşük. Üretici ürettiği maldan muhakkak kar etmelidir.  Ekonomi demek bu dengeyi korumak demektir. Ama ben dolara bakmam derseniz bunu koruyamazsınız. Çünkü ithal ettiğiniz her mal tüketimin içine giriyor. Bu mantıkla bir yere gidilmez” dedi.

Kaynak: (KH) - Haber Merkezi Editör: Ayhan FİDAN
Etiketler: "Var, gücümüzle, çalışacağız",
Yorumlar
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.