Yazı Detayı
07 Kasım 2020 - Cumartesi 14:52 Bu yazı 175 kez okundu
 
Bela ve musibetler neden gelir?
Enes ZİYA
enesziya16@gmail.com
 
 

“İnsanların elleriyle kazandıkları (günahlar) dolayısıyla karada ve denizde fesat zuhûr etti. Bu, onlara, yaptıklarından bâzısının acısını tattırmak içindir. Umulur ki (tuttukları kötü yolu terkedip) Hakk'a dönerler.” (er-Rûm, 41)
   Âyet-i kerîmeden anlaşılacağı üzere, gerek tabiat gerekse içtimaî şartlarda zuhûr eden düzensizlik, dağınıklık ve perişanlık, insanların elleriyle kazandıkları yüzündendir. Bütün bunlar, şirk, ahlâksızlık, haksızlık ve nefsin hevâsına uyularak yapılan aşırılıklar sebebiyle olmuştur. Allâh Teâlâ, tevbe edip şirkten vazgeçerek fıtrat dînine, sağlam ve düzgün yola dönsünler diye, yaptıklarının bir kısmının cezâsını kendilerine bu dünyâda tattırmaktadır. Eğer tevbe edip sırât-ı müstakîme dönmezlerse cezâlarının tamâmını âhirette tadacaklar, asıl cezâlarını orada çekeceklerdir. Diğer bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:
   “Başınıza gelen herhangi bir musîbet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allâh, çoğunu da affediyor.” (eş-Şûrâ, 30)
   Nitekim Cenâb-ı Hak, kullarının irtikâb etmiş olduğu günahların cezâsını ekseriyetle âhirete tehir etmektedir. Kur'ân-ı Kerîm'de buyrulur:
   “Eğer Allâh, insanları zulümleri yüzünden cezâlandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı…” (en-Nahl, 61)
   İşlenen günahların bir kısmı mukâbilinde gelen bu musîbetler, belki insanlar ıslâh olurlar diye ilâhî bir îkâz keyfiyeti taşımaktadır.
   Ancak Allâh Teâlâ'nın hâlis mü'minler hakkındaki kânunu bundan biraz farklıdır. Çünkü mü'minlere gelen musîbet ve sıkıntılar, onların kulluktaki noksanlıklarına, günah ve hatâlarına keffâret olacaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
   “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslümanın başına gelen her şeyi, Allâh, onun hatâlarını bağışlamaya vesîle kılar.” (Buhârî, Merdâ, 1, 3; Müslim, Birr, 49)
  Allâh'ın rızâsı için çalışıp-çabalayan kimsenin karşılaştığı sıkıntılar, onun sadece günahlarına keffâret olmakla kalmaz, bunun yanı sıra Allâh indindeki derecesini de yükseltir.
    Cenâb-ı Hak, helâk olmuş kavimlerin kıssalarını kıyâmete kadar gelecek insanları îkâz etmek ve onlara bir ibret göstermek için tekrar tekrar anlattığını şöyle ifâde buyurmaktadır:
   “And olsun ki, civârınızdaki memleketlerden nicelerini helâk ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri (böyle) tekrar tekrar açıklıyoruz!” (el-Ahkâf, 27)
   “Celâlim hakkı için bunu (Nûh'un gemisini ve tûfan alâmetlerini) bir ibret olarak bıraktık! Hiç ibret alan yok mu?” (el-Kamer, 15)
   “Onlardan önce, kendilerinden kuvvetçe pek üstün nice nesiller helâk ettik. Onlar beldelerde sığınaklar edindiler, kaçacak delik aradılar; hiç (ölümden) kurtuluş var mı? Bu hususta, kalbi olan veya hazır bulunup kulak veren kimselere mev'izalar ve ibretler vardır.” (Kâf, 36-37)
   “Hiç yeryüzünde dolaşmadılar mı? Zîrâ dolaşsalardı, elbette düşünecek kalbleri ve işitecek kulakları olurdu. Ama gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüslerdeki kalbler kör olur!” (el-Hacc, 46)
   Kalb; bütün hislerle birlikte zihnî ve ahlâkî vasıfların merkezi olarak kabul edildiğinden, âyet-i kerîmedeki ifâde, kendi inatları ve küfürde ısrarlarının onları hakîkati işitmekten ve akıllıca hareket etmekten alıkoyduğunu beyân etmektedir.
KAVİMLERİN HELAKI
   Rabbimiz; Nemrûd'un ateşlerini Hazret-i İbrâhîm'in îmânı ile gülistâna çeviren, Firavun'un saltanatını Hazret-i Mûsâ'nın asâsı ile altüst eden, Kâbe'yi yıkmaya kalkışan Ebrehe ordularının fillerini ve askerlerini küçük kuş ordularına çiğneterek Mekke'nin civârını fil mezarlığına çeviren, benzeri diğer azgın kavimleri altüst eden ve Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-i, “melek, rüzgâr, korku” gibi görünmez askerlerle te'yîd ederek O'na zafer ufukları açan, kahredici bir kudret sâhibidir.
   Kahır mekânları, dûçâr oldukları felâketin izlerini ve tesirlerini kıyâmete kadar üzerlerinde taşımaktadırlar. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, “Vedâ Haccı”nda Mina ile Müzdelife arasındaki Muhassir Vâdisi'ni geçerken sür'atlendiler. Sahâbe-i kirâm hazarâtı:
“–Yâ Rasûlallâh, ne hâl oldu, niçin acele ediyorsunuz?” diye sorunca, Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- cevâben:
“–Bu mekânda Cenâb-ı Hak, Ebrehe ordularını kahretti. O kahır tecellîsinden bir hisse gelmemesi için sür'atlendim!” buyurdular. 
   Nitekim hacda bu mekânda vakfe yapılmaz.
   Yine Tebük Seferi'nde ashâb-ı kirâm, Semûd kavminin helâk olduğu yerden geçerken Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Bu taştan oymalı evlere hüzünle girin! Buradan bir şey de almayın! Çünkü burada azgın bir kavme azâb-ı ilâhî geldi...” buyurmuşlardı.
   Sahâbe-i kirâm:
“–Yâ Rasûlallâh, kırbalarımızı su ile doldurduk. Hattâ bu su ile hamur yaptık!” dediler.
   Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Sularınızı boşaltın, hamurlarınızı da dökün!” buyurdular. (Buhârî, Enbiyâ, 17)
   İlâhî kahrın tecellî ettiği beldelerde, isyân ve günah yüklü mekânlarda mânen devâm eden o kahrın in'ikâsına mâruz kalmamak için oralarda bulunmamak, zarûreten geçmek gerektiğinde ise sür'atle geçmek îcâb eder.
   Kâbe, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve diğer peygamberlerin kabr-i şerîfleri, mescidler, sâlih ve sâdıkların bulundukları mekânlar da, feyz tecellîlerinin kesif olduğu yerlerdir. Buralarda, gönlümüze bereketli rahmet ve feyz yağmurları boşalır.
   Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-'dan itibâren, zaman zaman insanları, daldıkları îmansızlık ve ahlâksızlık karanlıklarından kurtarmak için peygamberler gönderilmiş ve kitaplar indirilmiştir. Bu, Rabbimizin kullarına büyük bir lutuf ve ikrâmıdır. Nihâyet insanlığın ebedî mürşidi son Peygamber Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- geldi. Bu sûretle çöle inen ilâhî nûr, sonsuzluğu gölgesine aldı.

 

 
Etiketler: Bela, ve, musibetler, neden, gelir?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Kasım 2020
Ezana saygı
23 Okunma.
05 Kasım 2020
Musab Bin Umeyr Kimdir?
95 Okunma.
03 Kasım 2020
Rızkının çoğalması ve ömrünün uzaması için...
65 Okunma.
28 Ekim 2020
Hoş geldin ya Rasûlallah
108 Okunma.
13 Ekim 2020
Oysa İslam hayat vadediyor
118 Okunma.
01 Ekim 2020
Kibir ve gurur
187 Okunma.
24 Eylül 2020
Dilin afetleri
165 Okunma.
27 Ağustos 2020
Deneniyoruz
263 Okunma.
20 Ağustos 2020
Ceviz Kurdu
173 Okunma.
11 Ağustos 2020
Dini Allah'a has kılmak
413 Okunma.
30 Temmuz 2020
Kurban Bayramı
263 Okunma.
23 Temmuz 2020
Hz. İbrahim ve Hz. İsmail kıssası
900 Okunma.
21 Temmuz 2020
Habil ve Kabil kıssası
267 Okunma.
09 Temmuz 2020
Bela ve musibetler
595 Okunma.
07 Temmuz 2020
Kalp Hastalığının Temel Sebebi
387 Okunma.
02 Temmuz 2020
Dünya hayatı bir oyun ve oyalanma
351 Okunma.
12 Mayıs 2020
Yaşlılarla ilgili bir kıssa
1901 Okunma.
07 Mayıs 2020
Ramazan Kur’an ayıdır
437 Okunma.
05 Mayıs 2020
Nefisler oruçla terbiye edilecek
327 Okunma.
02 Mayıs 2020
Kur'anla buluşma zamanı
406 Okunma.
30 Nisan 2020
Oruç tut ki Oruç ta seni tutsun!
407 Okunma.
28 Nisan 2020
Hz. Peygamber ve Ramazan
440 Okunma.
25 Nisan 2020
Oruçla birlikte kolaylık vardır
576 Okunma.
23 Nisan 2020
Bereket ayı Ramazan
567 Okunma.
16 Nisan 2020
İnsanı aldanmaya götüren sebepler nelerdir?
955 Okunma.
03 Nisan 2020
İnsanı aldanmaya götüren sebepler nelerdir?
854 Okunma.
12 Mart 2020
Allah yolunda samimiyet
2801 Okunma.
03 Ocak 2020
Edep ve haya
10622 Okunma.
31 Aralık 2019
Dinde samimiyet
1559 Okunma.
30 Aralık 2019
Namaz dinin direğidir
1292 Okunma.
28 Aralık 2019
Duanın Edepleri
1282 Okunma.
27 Aralık 2019
Ümitsizlik hastalığı
1578 Okunma.
26 Aralık 2019
Stresin kaynağı
1320 Okunma.
25 Aralık 2019
Kalpler nasıl hasta olur?
2201 Okunma.
24 Aralık 2019
Gerçek manada teslim olmak
1607 Okunma.
23 Aralık 2019
Müslüman ve emanet
1374 Okunma.
21 Aralık 2019
Ahirette kazanan olmak için
1508 Okunma.
20 Aralık 2019
Ölüm anı ve sonrası
2599 Okunma.
19 Aralık 2019
Ölüm ve sonrası
1408 Okunma.
18 Aralık 2019
Dini Allah'a has kılmak
1477 Okunma.
17 Aralık 2019
Savaşların kaynağı din midir?
1409 Okunma.
16 Aralık 2019
Sabah namazının vakti
1494 Okunma.
14 Aralık 2019
Allah neden zulme izin veriyor?
1685 Okunma.
13 Aralık 2019
Hz. Peygamber'e nasıl vahiy geldi?
1506 Okunma.
11 Aralık 2019
İmanla ilgili şüphe
1466 Okunma.
10 Aralık 2019
Yaratılış gayemiz
1415 Okunma.
09 Aralık 2019
İslam'ı doğru anlamak
1626 Okunma.
07 Aralık 2019
Kolaylaştırın zorlaştırmayın
1499 Okunma.
06 Aralık 2019
İnsan ve melek
1528 Okunma.
05 Aralık 2019
NEFSE AĞIR GELEN İBADET : NAMAZ
1599 Okunma.
02 Aralık 2019
ÖLÜYÜ MEZARA KADAR TAKİP EDEN ÜÇ ŞEY
2090 Okunma.
30 Kasım 2019
GUSÜL ABDESTİ (BOY ABDESTİ) NASIL ALINIR?
4453 Okunma.
29 Kasım 2019
TAKVA NEDiR?
1607 Okunma.
27 Kasım 2019
Bela ve musibetler kader midir?
1657 Okunma.
25 Kasım 2019
Kader değişir mi?
1931 Okunma.
23 Kasım 2019
“Hayır ve Şer Allah’tandır” ifadesinin açılımı nedir?
1768 Okunma.
22 Kasım 2019
Kader ve kazaya inanmak iman esası mıdır?
1592 Okunma.
21 Kasım 2019
Dinde laubalilik
2003 Okunma.
20 Kasım 2019
İnternet kullanımı ile ilgili hususlar
1565 Okunma.
18 Kasım 2019
Cinnet hastalığının asıl sebebi ne?
1689 Okunma.
16 Kasım 2019
Ahirette imdâdımız, Cennet’te saâdetimiz olsun
1640 Okunma.
14 Kasım 2019
En şerefli varlık; İnsan
1678 Okunma.
13 Kasım 2019
Mevlid-i Nebi Haftası
1534 Okunma.
11 Kasım 2019
Son kale AİLE düşmeden
1705 Okunma.
09 Kasım 2019
Cennet’te saâdetimiz olsun
1745 Okunma.
07 Kasım 2019
Her şeyi ihmal ettik
1792 Okunma.
05 Kasım 2019
Hatasız kul olmaz!
1661 Okunma.
04 Kasım 2019
Bakıldığında Allah'ı hatırlatan Müslüman olmak!
1887 Okunma.
02 Kasım 2019
Meleklerele ilgili sorular ve cevaplar
1595 Okunma.
01 Kasım 2019
Meleklere İman
1632 Okunma.
31 Ekim 2019
Namazı terk eden şehvetine uymuştur
1597 Okunma.
29 Ekim 2019
Allah'a iman etmemenin cezası, neden ebedi cehennem?
1675 Okunma.
26 Ekim 2019
Cennet’te saâdetimiz olsun
1675 Okunma.
25 Ekim 2019
Bahane arayın!
1851 Okunma.
24 Ekim 2019
“Acı ne güzel bir servettir!”
1835 Okunma.
23 Ekim 2019
Kabre dikilen ağaç ve çiçeğin ölüye faydası
686 Okunma.
22 Ekim 2019
Üç bin yıl önce ölen ile kıyamete yakın ölenin senin kabir azabı bir olur mu?
2207 Okunma.
19 Ekim 2019
Öldükten sonra amel defteri kapanmayan üç kimse
1689 Okunma.
18 Ekim 2019
Ölümü istemek, ölmek için dua etmek caiz midir?
4111 Okunma.
17 Ekim 2019
Ölen kimsenin ruhu dünyayla irtibat kurabilir mi?
1752 Okunma.
15 Ekim 2019
Namaza konsantre olmanın engelleri
1778 Okunma.
14 Ekim 2019
Ahirette hangi dili konuşacağız?
2119 Okunma.
12 Ekim 2019
Yaşlılarla ilgili bir kıssa
1651 Okunma.
10 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
1678 Okunma.
09 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
2658 Okunma.
08 Ekim 2019
Çocuk terbiyesi ve eğitimi
1620 Okunma.
07 Ekim 2019
Duâ etmenin edepleri
1651 Okunma.
05 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (7)
1957 Okunma.
04 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (6)
3163 Okunma.
03 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (5)
2180 Okunma.
01 Ekim 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (4)
2278 Okunma.
27 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (3)
1997 Okunma.
26 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (2)
1824 Okunma.
25 Eylül 2019
Ölüm ve sonrası merak edilenler (1)
1712 Okunma.
21 Eylül 2019
Kur’an ve Sünnet’e başvurmalısınız…
1729 Okunma.
17 Eylül 2019
Ahiretin varlığının delili
1966 Okunma.
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.