Yazı Detayı
19 Eylül 2019 - Perşembe 17:54
 
Sonsuzluk özlemi
Nursi ER
said.ceo@gmail.com
 
 

Bizler Eşref-i mahlukatız yani yaratılanların en şereflisi. Bir yönüyle de kaçınılmaz bir dönüşün yolcularıyız. Bir gün mutlaka döneceğiz. Dönüşümüz Alemlerin Rabbi olan Allah’adır.

 

Uzun zamandır bu köşeden ve yazmak eyleminden uzaktayım. Yazmak için biriktirdiğim fikirlerime yabancı gibiyim. Gelişim evresinde kendi benliğine yabancı olan küçük bir çocuğun bakış açısına sahibim.

 

Nesneler, olaylar, şahıslar ve içinde çırpındığımız hayatın kendisi de dahil her şey boşlukta hareket eden aynı cinsten maddeler halinde. Yalçın dağların yamaçlarından süzülen bir kuş kadar hafif ve cesurum. Tüm suallere cevap verebilecek konumdayım. Yalnız bir soru müstesna. Mutlak bir son varken bizlerde peydahlanan bu sonsuzluk özleminin kaynağı nedir?

 

Hayatın hemen hemen her aşamasında sonsuzluk özlemini içimizde büyütüyor ve eylemlerimize yön verirken mutlak bir dönüşün olduğunu hesaba katmıyoruz. Bize verilen ömrün bir vadesi olduğunu unutuyoruz. Bu özlemin muhtemel bazı kaynakları var.

 

İlk olarak adaletli olmayı unuttuk. Terazilerimizde her şeye yer var da bir adalete yer yok. Değerli bir büyüğümüz şöyle derdi, ‘’Biz inananlar adaletin yerine ataleti koyduğumuz için bu haldeyiz.’’ Adaleti tesis etme konusunda çok tembelleştik. Günlük yaşam içerisinde o kadar hak yiyoruz ki sofraya çöktüğümüz vakit iştahımız kalmıyor.

 

Sahi daha neleri unuttuk? Saygıyı ve insanlara hüsn-ü zan beslemeyi unuttuk. Ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlamadığımız için aynı hayatı paylaştığımız diğer insanlara olan saygı ve güvenimizi yitirdik. Sonsuzluk özlemi içerisinde çoğu mukaddes eylemi sona erdirdik.

 

Siyaset, sermaye ve üstünlük kurma çabası hayatlarımızın merkezine yerleşti. Bu yeni misafirler geldiklerinde fıtri olarak içimizde yerleşik halde bulunan bir çok güzelliği kapı dışarı etti. Hal böyle olunca giderek yalnızlaştık. Geçenlerde önemli bir fikir adamı yakın gelecekte ‘’Yalnızlık Bakanlığı’’ kurulacağından bahsetmişti. Finans Merkezi İngiltere’de yakın zamanda yalnızlardan sorumlu bir bakanlık kurulması kararlaştırılmıştı. Bu örnekler daha da çoğalacak. Fıtratımızı değiştirdikçe yalnızlaşacağız ve sonsuzluk özlemi dünya sevgisinden beslendiği müddetçe mutsuz olacağız.

 

İnsanı Eşref-i Mahlukat yapan bazı fıtri ve harici özellikleri muhafaza ettiğimiz sürece yalnız kalmayacağız. Dünya sevgisine fazlaca yöneldiğimiz için peydahlanan sonsuzluk özlemine verilebilecek en iyi reçete özümüze yani fıtratımıza dönüş olacaktır. Bu fıtrat İslâmiyetin kendisidir. Bediüzzaman Said Nursi’nin ifade ettiği üzere, ‘’İslâmiyet, nev-i beşer için fıtri bir dindir.’’

Allah bizleri sözümüzün münafığı olmaktan muhafaza eylesin.

 
Etiketler: Sonsuzluk, özlemi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı
Kişisel verilerinizin işlendiğini ve saklandığını 6698 sayılı KVKK Md.10 aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafınıza bildirmek isteriz.