Diğer Yazarlar

Said Nursi ER

Karacabey gençlik çalıştayı başlıyor

Ahmet KUDU

Kenardan baka kaldın

Nureddin ÇINAR

Hangi seçmen ne ister?

Enes ZİYA

Bir öğretmen olarak Hz. Peygamber

Serkan ÖKÇE

CEHENNEME DAİR

Burak Can ÇELİK

Fransa'daki olaylar

Yasin KESKİN

Karacabey ve yerel seçim

Barış ERDİNÇ

İttifakların ızdırabı...

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Seni Çok Sevdim Ya Rasülallah!

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Bilinen en büyük mucize anne sütü

YAZARLAR

Tüm Yazıları Enes ZİYA

Allah için sevmek

06.12.2018 11:38

ALLAH İçin Sevmek ve Dostluk Kurmak Sevgi ve dostluklar iki kısımdır. Bunlardan bir kısmı nefis için, bir kısmı da ALLAH içindir. Emredilen ve ahirette faydalı olduğu bildirilen ALLAH için olan sevgi ve dostluktur. 
      Sevgi ve dostluk, sevenle sevilen arasında mevcut olan fıtrat benzerliği, inanç birliği veya çıkar ortaklığından ileri gelir. Bundan dolayıdır ki, iyiler iyileri, kötüler de kötüleri sever ve dost edinirler. Bu mânayı anlatmak için şöyle denilmiştir: "Mümin bir kimse, yüz münafıkla bir tek müminin bulunduğu bir meclise girse, oradaki  müminle ülfet ve ünsiyet kazanır; bir münafık da yüz müminle bir münafığın bulunduğu meclise girse, oradaki münafıkla yakınlık ve dostluk kurar." Bu örnek de gösteriyor ki, insan ancak kendi tabiat ve yaradılışında olan veya kendisiyle aynı fikir ve inancı paylaşan kimselere meyleder ve onlara ilgi duyar. 
      Bu sebepten dolayı şöyle denilmiştir: "Sen ne olduğunu öğrenmek istiyorsan, kimleri sevdiğine bak." Hayır ve tâata vesile ve vasıta olan şeyleri sevmek de ALLAH içindir. Servet, maddî imkân ve ikbâl da iyiliğe hizmet ederlerse sevilebilirler. 
      Aynı şeyi sevmek niyete göre, ALLAH için de, nefs için de olabilir. Örneğin ilim, ALLAH Teâlâ'yı tanımaya, kelâmını anlamaya, emirlerini doğru uygulamaya vesile olması sebebiyle sevilirse, bu sevgi ALLAH için olur. Bu durumda, ilim öğrenmek, onu öğretmek ve ona hizmet etmek sâlih ameller ve makbul tâatlar cümlesinden olur. Fakat o, kişisel şöhret, dünyevî ikbal ve basit çıkarlara vesile olduğu için sevilirse, bu sevgi nefs hesabına olur ve hiçbir kıymeti bulunmaz.     
     ALLAH için olmayan sevgi, bütünüyle dünya ve nefs için olan sevgidir. İslâm dini dünyaya yararlı olan şeylerin sevgisini şartsız olarak kötülememiştir. Çünkü, bunları sevmek insanın fıtratında vardır. İslâm dini de, fıtratı korumuş ve ona yer vermiştir. Onun için kötülenen şey, sevginin tamamen nefs hesabına olmasıdır. 
       ALLAH Rasûlü (sa) duâlarında ahiret yanında dünyaya da yer vererek şöyle demiştir: "ALLAH'ım! Senden, bana dünya ve ahiretin şeref ve itibarını kazandıran bir rahmet isterim." (Tirmizî) "ALLAH'ım! Beni hem dünya, hem de ahiretin belâlarından koru." (Ahmed) "ALLAH'ım! Düşmanımı üstüme güldürme; dostumu hâlime acındırma, dinime musibet koyma, dünyayı da benim için en büyük maksat hâline getirme." (Tirmizî) 
    ALLAH için sevmek, ancak ALLAH'a ve ahiret gününe iman edenlerde bulunur ve bu imanın kuvvet ve zayıflığına göre kuvvetli veya zayıf olur. Öyle ki, bu iman tamamen kaybedilse, o sevgiden de eser kalmaz. 
    ALLAH Teâlâ'yı seven bir kimse, O'nun sevdiklerini de sever. Bu yüzden bu kimse, insanlar içinde, ALLAH Teâlâyı seven ve O'nun tarafından sevilen kimseleri sever. Diğer şeylerden de ALLAH Teâlâ’nın râzı olduğu kısmı sever. Mümin-kâfir, iy1-kötü ayırımı yapmadan herkesi ve her şeyi sevmek ALLAH için sevmek değildir. Çünkü ALLAH Teâlâ’nın kendisi kâfir, fâcir ve zâlimleri sevmez. Zulmü, günahkârlığı ve gafleti de hoş görmez.