Diğer Yazarlar

Enes ZİYA

Hangi vakitlerde namaz kılmak mekruhtur?

Ahmet KUDU

Eşek Eşektir

Nureddin ÇINAR

İmamoğlu'nun acelesi niye?

Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU

YERYÜZÜNÜN HAKKINI VERMEDEN GÖKYÜZÜNE EL AÇMAK!

Ayhan FİDAN

İttifak ters tepti

Ziya ERBİR

Nefisle mücadele

Didem SARIBAŞ

Uykusuzluğa 'Triptofan' Çözümü

Said Nursi ER

Bismillah diyerek yola çıktım

Nuri DEMİR

Örnek müslüman

Serkan ÖKÇE

Uygarlık ve Kentleşme

Burak Can ÇELİK

MİKRO SİYASET

Yasin KESKİN

Artık bu karmaşıklığa bir son verin!

YAZARLAR

Tüm Yazıları Enes ZİYA

Namaz ile ilgili soru ve cevaplar

15.04.2019 12:38

Namazların rekât sayıları ve kılınış şekilleri neye göre belirlenmiştir?
İbadetler tevkîfîdir. Yani hem farz oluş gerekçelerinin hem de uygulamalarının
her yönüyle akılla bilinmesi mümkün değildir. İbadetlerle ilgili hususlar Kur’an’da genel olarak emredilmiş, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) uygulamasıyla belirgin hâle gelmiştir.
     Kur’an’da, namazların belli vakitlerde farz kılındığı (Nisâ, 4/103) ve kıyam, kıraat, rükû ve secde gibi birtakım rükünlerinin olduğu bildirilmiş; söz konusu ibadetin ayrıntıları ve namaz içerisinde yapılması gereken diğer davranışlar ile ilgili hususlar Hz. Peygamber’in (s.a.s.) sünneti ile
sabit olmuştur (Buhârî, Ezân, 95; Müslim, Salât, 45, Mesâcid, 176; Ebû Dâvud, Salât, 150; İbn
Mâce, Salât, 1; Tirmizî, Salât, 114).

      Bütün bunların bir ifadesi olarak da Hz. Peygamber (s.a.s.), “Beni namazı nasıl kılarken gördüyseniz siz de öyle kılınız.” (Buhârî, Ezan, 18) buyurmuştur. Buna göre namazla ilgili genel hüküm, rükün ve şartlar Kur’an’la, bunlara ilişkin ayrıntılar ise Resûl-i Ekrem’in (s.a.s.) sünnetiyle belirlenmiştir.

 

Namaz kılmamanın mazereti olabilir mi?
Bilindiği gibi namaz, dinimizin ifasını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Kelime-i şehâdetten sonra, İslam binasının üzerine kurulduğu beş esastan birincisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her müslümanın namaz kılması farzdır. Terk edilmesi ve -geciktirmeyi caiz kılan meşru bir mazeret bulunmaksızın- vaktinde eda edilmeyip kazaya bırakılması, günahtır. Namaz, uyuyakalmak, unutmak ve baş ile de olsa îma ile kılamayacak kadar hasta olmak gibi meşru bir mazeret bulunmadıkça kazaya bırakılamaz.

     Hz. Peygamber (s.a.s.), “Biriniz uyuyakalır veya unutur da bir namazı vaktinde kılamaz ise, uyandığı veya hatırladığı vakit kılsın.” (Buhârî, Mevâkît, 37; Müslim, Mesâcid, 314-316) buyurmuştur.
       Meşguliyeti çok olmak, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve yolculuk gibi durumlar namazın ertelenmesi için özür sayılmaz. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Öyle adamlar vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alışveriş, Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyabilir. Onlar, dehşetinden kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar.” (Nûr, 24/37)