Diğer Yazarlar

Said Nursi ER

Karacabey gençlik çalıştayı başlıyor

Ahmet KUDU

Mahşerdir yüce divan

Nureddin ÇINAR

Kadına şiddetin kaynağı İslam değil

Enes ZİYA

Gösteriş hastalığı ve tedavisi

Serkan ÖKÇE

DEMEDİM Mİ?

Burak Can ÇELİK

Şimdi gözleri 2019'da

Yasin KESKİN

Karacabey ve yerel seçim

Barış ERDİNÇ

Patagonya trafiği Karacabey

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Seni Çok Sevdim Ya Rasülallah!

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Bilinen en büyük mucize anne sütü

YAZARLAR

Tüm Yazıları Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

21.05.2018 04:04

15 Mayıs 1948 Filistinliler için “Nekbe” yani “Felaket” olarak İsrail'in kurulduğu gün. 1 milyon Filistinli yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kaldı. İsrail geçen 70 yıl süresince Filistin topraklarının % 85 'ini ele geçirdi ve 6 milyon Filistinli göçmen durumuna düştü.
   İsrail'in kurulduğu tarihten tam 70 yıl süre sonra ABD Başkanı Trump daha önce hiçbir Amerika Başkanı'nın cesaret edemediği büyükelçiliği Kudüs'e taşıyarak Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul etmiştir.
   Netanyahu'nın hem dış siyasette hem de iç siyasette eli çok güçlü.
   Kasımdaki ara seçimler öncesinde sıkışmış durumda olan Trump Yahudi Lobisinin her isteğini gerçekleştirmek zorunda. Yoksa büyükelçiliği Kudüs'e taşıma kararı Trump'ın parlak zekâsının eseri olmadığı kesin.  Netanyahu'nun isteği ile belirlendiği çok açık.    
   Araplar hiç olmadığı kadar bölünmüş vaziyette. Suudi Arabistan ve Mısır ABD'nin yanında doğal olarak İsrail'in yanında hareket ediyorlar.
   İran ise yıllardır sadece İsrail'i tehdit etmekte maalesef Suriye'de zalim Beşar Esedîn yanında aldıkları pozisyonu maalesef İsrail'e karşı almamaktadır.
   Filistin yönetiminin iki başlı olması Hamas ve El Fetih'in Kahire'de onlarca kez toplanmasına rağmen bir türlü anlaşma sağlayamadılar.
   Uluslararası toplum ise “kınama” tepkisinin önüne geçemedi. En ağır tepki Türkiye'den gelmesine rağmen büyükelçi ve konsolosa defolun terk edin burayı demek yerine bir süreliğine gitseniz iyi olur demekle yetinildi.
   Dış siyasette durum bu olunca Netanyahu pervasızca masum, silahsız gösteri hakkını kullanan Filistinlilerin üzerine umursamadan, dünyanın gözünün içine baka baka katliamı gerçekleştirmektedir.
   Dış politikada hal böyle iken iç siyasette de herşey lehinde.
   İsrail'de kişi başına düşen milli gelir 38 bin doları aşmış durumda. Filistin'de 1745 dolar civarındadır.
   İlaç ve tarım gibi birçok alanda sahip olduğu yüksek teknoloji ile dünyanın zirvesinde. Tarım ve ilaç sanayi ellerinde olduğu için istediklerini yedirip istedikleri gibi iyileştiriyorlar(!).
   Savunma sanayileri ABD ile yarışır halde.
   Yaptıkları doğalgaz keşifleri ülke ekonomisine doping etkisi yaparak pozitif ilerlemeyi arttırmıştır.
   Müslümanlar bilim ve sanayi olarak ilerlemedikçe, siyaseten birlikte olmayı beceremedikçe, üretmeyi öğrenip en iyisi olmadığı sürece, ezberi bırakıp, bilgiye dayalı eğitim sistemine geçmediği sürece İsrail bu pervasızlığını devam ettirip, katliamlarına katliam ekleyecekler. Biz ise bol kablolu mikrofonlar ile kınamaya devam edecek, sokaklarda Kahrolsun İsrail diye haykırmakla yetineceğiz.