Diğer Yazarlar

Said Nursi ER

Karacabey gençlik çalıştayı başlıyor

Ahmet KUDU

Mahşerdir yüce divan

Nureddin ÇINAR

Kadına şiddetin kaynağı İslam değil

Enes ZİYA

Gösteriş hastalığı ve tedavisi

Serkan ÖKÇE

DEMEDİM Mİ?

Burak Can ÇELİK

Şimdi gözleri 2019'da

Yasin KESKİN

Karacabey ve yerel seçim

Barış ERDİNÇ

Patagonya trafiği Karacabey

Bilal TAŞ

Sözde Millet İttifakı!

Zübeyir DEMİRKAYA

Seni Çok Sevdim Ya Rasülallah!

Erhan DOĞAN

İsrail neden bu kadar rahat?

Fatma Nur ÇALIŞIR

Bilinen en büyük mucize anne sütü

YAZARLAR

Tüm Yazıları Fatma Nur ÇALIŞIR

Neden Anaokulu Diyetisyenliği?

06.07.2018 11:54

Biz diyetisyenler hamilelikte beslenmeden tutun yaşlılıkta beslenmeye kadar her dönem için ayrı bilgi donanımına sahip olarak mezun oluruz. Çalışacağımız yaş grubunu kendimiz belirleyebilir, bu yönde ilerleyebilir ya da bir grup yerine tüm yaş gruplarına beslenme hizmeti verebiliriz.
   Ben, obezitenin yaş ortalamasının ne kadar büyük bir hızla düştüğünü gördüğümde aldım anaokulu diyetisyenliği kararını. Toplumun beslenme yapısı gün geçtikçe değişiyor. Fast-food tarzı hazır beslenme artık neredeyse her eve girmiş durumda. Bu alışkanlıklardan en çok etkilenenlerse hiç şüphesiz küçük yaş grubu oluyor. Beslenmenin temelinin atıldığı yaşlarda çocuk nasıl bir alışkanlık kazanırsa maalesef hayat boyu bunun izlerini taşıyor. Yanlış beslenmeyle büyüyen çocuklar kronik hastalıklarla o kadar erken tanışmış oluyor. 
   Sevdiği besinleri sık sık tüketmesine izin verilerek büyüyen çocuk sevmediği besinleri tekrar tekrar deneme ihtiyacında olmuyor. Büyüme çağında neyi ne kadar tüketmesinin uygun olduğunu bilmeyen aileler içinse çocuk ya çok zayıf ve hiçbir şey tüketmiyor ya da büyüyünce bu fazla kiloları atacak zaten, ablası/abisi de böyleydi. Çocuklarımız için hangi besini ne kadar tüketmesinin doğru olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. Biz diyetisyenler tam da bu noktada toplumu bilinçlendirmek zorundayız. Bu da onlara ulaşmak ve hayatlarına dokunmakla mümkün.
   Onlara ulaşılabilecek en güzel yerse kreşler ve anaokulları. Kadının iş yaşamında aktif rol almasından sonra çocuklar neredeyse 2 yaşından itibaren okulla tanışıyor. Evde yalnızca bir öğün tüketip birkaç saat vakit geçirirken gün boyu tüm öğünlerini okullarda tüketir oluyorlar. Anaokulları/kreşler tam günlük eğitim sürecinde kahvaltı, öğlen yemeği ve ikindi kahvaltısı imkânı sunuyor ailelere. Menülerin içeriğini ise çoğu anaokulu kendi belirliyor. Bizim yakın gelecek için dileğimiz anaokullarında en az bir diyetisyen olması gerektiğini tüm okullarımızın fark etmiş olması.
   Peki diyetisyen anaokulunda ne yapar diyecek olursanız: diyetisyen anaokulunun aylık menülerini planlar, günlük mutfak kontrollerini yapar ve hazırlanan yemeğin günlük kalitesini kontrol eder; şahit numunesini alır, tüm personele hijyen eğitimi verir, gerekli evrakları günlük olarak doldurarak herhangi bir aksilik durumunda kurum mutfağını güvence altında tutar. Düzenli aralıklarla öğrencilerin boy-kilo ölçümünü gerçekleştirerek çocukların gelişimini izler. Persentil değerlerine bakarak gelişim bozukluğu olabilecek çocukları tespit ederek aileleriyle irtibata geçer. Böylece hormonal bozuklukların erken tespitine imkân sağlar. 3 aylık periyotlarla sağlıklı beslenme konferansları vererek ailelerle bir araya gelir. Belli günler çocuklara anlayabilecekleri düzeyde sağlıklı beslenmeyi ve besinleri anlatır, pekiştirecek sanat etkinlikleri önerir. Özetleyecek olursak anaokulunda diyetisyen çocukların yaşamına dokunur, gelecekteki beslenmelerinin temellerini oluşturur.