Diğer Yazarlar

Yasin KESKİN

Karacabey'de hayatı çekilmez hale getiren kural tanımazlık

Enes ZİYA

Yüce kitabımız Kur'anı Kerim

Ahmet KUDU

Sevgiler cüce kaldı

Nureddin ÇINAR

Kayyum belediyeciliği nereye kadar?

Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU

SÖYLEM DEĞİL EYLEM 

Didem SARIBAŞ

Bayramda Tatlı Yiyebilir miyiz?

Ziya ERBİR

Nefisle mücadele

Said Nursi ER

Bismillah diyerek yola çıktım

Erhan DOĞAN

BABA OLAN DEVLETTEN HİZMETKÂR DEVLETE

Nuri DEMİR

Örnek müslüman

Burak Can ÇELİK

MİKRO SİYASET

Serkan ÖKÇE

Uygarlık ve Kentleşme

YAZARLAR

Tüm Yazıları Nureddin ÇINAR

Faiz insanlığın başına belâdır!

06.02.2019 09:32

    Günümüzde faizsiz ekonomi olur mu? 

     Evet bal gibi olur. Bugün dünya ekonomisinin yüzde 10’luk bir bölümü faizsiz işlemler ile gerçekleştiriliyor. Lakin Siyonist ve kapitalist yağmacılar buna karşı işte yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi insanları aldatarak insanları faiz bataklığında boğuyorlar.

    Biz faizin ne büyük bir bela ve ticaret hayatını felce uğratan acımasız bir sömürü çarkını anlatalım. Evet faiz ve Kuran’daki karşılığı ile “riba”  İslâm’a mutlak zararı olan büyük ve yaygın bir illettir.

     Çünkü ribâ atâlet verir, insanın çalışma şevkini kırar. Ribânın kapıları, hem de onun modern kapları olan bankalar, insanlığın düşmüş olduğu sefaletin en önemli sebebidir. Gelir dağılımını bozarak zenginleri daha zengin ve fakirleri de daha fakir eder.

      Ülkemizde yıllarca süren faiz sömürüsü sayesinde Batı ülkelerin oyuncağı haline geldiğimizi 70 sente muhtaç günleri yaşadığımızı benim yaşımdakiler çok iyi bilir. Üç kuruş kredi vermek için başbakanlarımızn gavurların önünde nasıl ezilip büzüldüğünü yaşayarak bu günlere geldik.

     Hükümet israfı ve savurganlığı belirli bir ölçüde önleyerek faizi çok düşük seviyelere getirebildi. Fakat ne yazık ki ABD’nin döviz spekülasyonları sonucunda yeniden dünyanın faiz cenneti haline geldik.

      Bunu önlemek için faizsiz konut kampanyalarına öncelik vermek gerekiyor. Bunun güzel örnekleri dünya üzerinde vardır. Hem insanları konut sahibi yapmak mümkün hem de faiz belasına girmeden bazı özel şirketlerin yaptığı gibi kampanyalar yapmak hiç de zor değildir.

      Faizin İslam alemine zararı pek büyüktür. Müslüman ülkeleri faiz kıskacına alarak yıllarca sömürdüler ve halen de devam ediyorlar. Bu kapitalist gavurlar pek yüzsüzdür. İnsanları iliklerine kadar soyup sonra karşısına geçip utanmadan “bak ben sana yardım ediyorum” derler. Zira harbi bir gâvur hürmetsiz, ismetsizdir.

      Sadece Müslüman ülkelerde değil bütün insanlığın büyük bir vebasıdır faiz. Eğer insanca yaşamak arzusu ve sömürülmeden çalışmak isteniyor ise komünistlerin yaptığı gibi faizi yasaklamak gereklidir. Şunu unutmayalım ki Hıristiyanlık ve Musevilik dininde de aynı İslamiyette olduğu gibi faiz yasaklanıp lanetlenmiştir. Beşer özgürce hayatta kalmak istiyor ise muhakkak bu türlü türlü yöntemlerle insanları sömürülmeye uygun hale getiren faizi öldürmelidir.

      Zenginler ile fakirler arasındaki uçurumun derinleşmesinin sebeplerinden en önemlisinin faiz olduğunu söylemiştik. Evet, havas tabakası ile avam tabakası arasındaki sıla-i rahm yani yakınlık duygusu kopmuştur. Aşağıdan yukarıya ihtilal sadaları ve yukarıdan aşağıya intikam kin ve haset yayılmaktadır. İşte insanlık bu düşmanlığı ortadan kaldırmak istiyor ise zekat kurumuna sarılmalı ve faizi yasaklamalıdır.

       Kuran’ın adaleti âleme der ki: “Riba yasaktır”. İşte bu emri dinlemeyen insanlık Birinci ve İkinci dünya savaşları ile öylesine bir tokat yedi ki kıyamete kadar asla unutulmayacaktır. Milyonlarca insan ekonomik çıkar ve menfaatler uğruna insanlık dışı katliamlarla acı bir şekilde can verdi. Ne yazık ki hala uslanmamış faiz ve sömürü düzeninden asla vazgeçmemektedir. 

       Evet insanlık alemi kıyamet kopmaz ise elbette nasıl ki esirliği parçaladı aynı şekilde ücretli sömürü sitemini de parçalayacaktır. Çünkü devletler, milletlerin hafif muharebesi, sosyal tabakaların şiddetli savaşına dönüşmektedir. 
      Bütün devrim ve isyanların iki kaynağı vardır; Bir zenginlerin zekat gibi önemli bir sosyal hizmeti görmemesi ve faiz ile fakir insanları sömürmesidir. Öyle ki dünyadaki bir çok rezalet ve kötü davranışların temelinde hep şu sözleri işitmekteyiz:

 “Ben tok olsam, başkalar, acından ölse neme lâzım.” Ve “Rahatım için zahmet çek. Sen çalış ben yiyeyim.” İşte birinci kötü sözü kesecek hem de kökünü kazıyacak tek deva zekat ve sadaka gibi sosyal yardımlardır.

       İkincisi ise faizin yasaklanmasıdır. Eğer insanlık huzur içinde yaşamak istiyor ise islam’ın bu iki emrini yerine getirmelidir.