Diğer Yazarlar

Yasin KESKİN

Karacabey'de hayatı çekilmez hale getiren kural tanımazlık

Enes ZİYA

Namazlardan sonra tesbihat

Ahmet KUDU

İki bedende bir can

Nureddin ÇINAR

Batı kafasıyla düşünmek

Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU

HİRASINA HAPSEDİLEN MUHAMMEDİ SEVDA

Didem SARIBAŞ

Bayramda Tatlı Yiyebilir miyiz?

Ziya ERBİR

Nefisle mücadele

Said Nursi ER

Bismillah diyerek yola çıktım

Erhan DOĞAN

BABA OLAN DEVLETTEN HİZMETKÂR DEVLETE

Nuri DEMİR

Örnek müslüman

Burak Can ÇELİK

MİKRO SİYASET

Serkan ÖKÇE

Uygarlık ve Kentleşme

YAZARLAR

Tüm Yazıları Nureddin ÇINAR

Körfezde savaş sesleri

18.05.2019 12:50

ABD  başkanı Donald Trump, İran’a karşı savaş tehditlerinde bulunuyor.  Elbette, bu ABD’nin İran’a yönelik savaş tehditlerinin ilki değil. Ancak hiçbirinden savaş çıkmadı. 

     Ancak ABD’nin bu seferki tehditlerinin de sadece psikolojik savaş olduğu, ucunda gerçek anlamda bir savaş tehdidi olmadığını söylememiz için yeterli değildir. Bundan önce gerçekten tehlikeli adımlar atan ve çok sert açıklamalarda bulunmaktan çekinmeyen Trump’ın İran’a karşı tehditlerini fiili bir savaşa dönüştürmeyeceğinden emin olamayız denilebilir. Önümüzde, ABD’nin İran’a yönelik şimdiye kadarki saldırı tehditlerinin hepsinin fos çıktığı gerçeğinden başka realiteler de var. 

     Trump’ın kararıyla ABD’nin, nükleer teknolojinin kullanılması konusunda İran’la yapılan anlaşmadan çekilmesi ve bu ülkeye yeniden ambargo uygulamasıyla birlikte İran da kendi petrollerinin satılmaması durumunda Basra Körfezi çevresindeki diğer ülkelerin petrollerinin satılmasının da çok zor olacağına dair tehditlerde bulunmuştu. Yorumlarda bu tür açıklamaların amacının İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya bu boğazın kullanılmasını zorlaştırma yönünde tehdit olduğu dile getirildi. Tabii İran’ın bazı yöneticileri de bunu biraz açık bir dille söyleyerek İran petrolünün satılamaması durumunda Hürmüz Boğazı’nın kullanılmasının engellenebileceğini ifade ettiler. 

      Geçtiğimiz günlerde Husi örgütüne ait insansız hava araçları Suudi Arabistan’ın bazı petrol tesislerini bombaladılar. Ondan önce de Birleşik Arap Emirlikleri’nin Fuceyre limanının önünde dört ticari gemiye yönelik saldırı düzenlendi. Bu saldırıyı üstlenen olmadı ve kimin gerçekleştirdiğine dair net bir bilgi ortaya konamadı ama arkasında İran’ın olabileceğine dair şüpheler var. Bu iki olay İran’ın kendisine ambargo uygulanması durumunda bölgede ticareti ve özellikle petrol üretimini ve satışını riskli hale getirmek için irtibatlı olduğu örgütlerin tehdit gücünden yararlanmasının ihtimal dahilinde olduğunu gösterdi. 

      İran’ın bu yönteme başvurması durumunda cezalandırılabileceğinin sinyallerini vermek amacıyla savaş gücünü Basra Körfezi’ne yönlendirdi. 

      Ama bu tamamen psikolojik savaş niteliğindedir ve İran’ın, kendisine yönelik ambargoyu kırmak ve ABD’yi yeniden nükleer teknolojiyle ilgili anlaşmaya dönmeye zorlamak için sözünü ettiğimiz yöntemi kullanmasına engel olma amaçlıdır. Gerçekte ABD’nin mevcut şartlarda İran’la cephede karşı karşıya gelmeyi denemesi oldukça uzak bir ihtimaldir. 

      Trump, ülkenin geleceğiyle ilgili önemli sonuçlar doğurabilecek kararlarda onun yaklaşımları tek başına belirleyici değildir. Çevresindekilerin ise şu anda Körfez’de İran’la karşı karşıya gelmenin kendilerine neye mal olacağını tahmin ettikleri aşikardır. 

       ABD, Saddam’a karşı fiili savaş başlatabilmek için onu yıllarca ambargonun kıskacında zayıflatmış olmasına rağmen yine de dünyanın bütün ağır toplarını yanına almadan tetiği çekme cesareti gösterememişti. İran’ın silah gücü Saddam’a karşı fiili savaşın başlatıldığı dönemdeki Irak’ın silah gücünden çok fazla ve ABD hali hazırda güçlü bir koalisyon da oluşturabilmiş değil.