Diğer Yazarlar

Enes ZİYA

İbadetlerimizi gözden geçirmeliyiz

Ahmet KUDU

Öperim gözlerinden

Nureddin ÇINAR

Anavatan efsanesi nasıl bitti?

Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU

İNSAN İNSANA EMANETTİR

Ayhan FİDAN

İttifak ters tepti

Ziya ERBİR

Nefisle mücadele

Didem SARIBAŞ

Uykusuzluğa 'Triptofan' Çözümü

Said Nursi ER

Bismillah diyerek yola çıktım

Nuri DEMİR

Örnek müslüman

Serkan ÖKÇE

Uygarlık ve Kentleşme

Burak Can ÇELİK

MİKRO SİYASET

Yasin KESKİN

Artık bu karmaşıklığa bir son verin!

YAZARLAR

Tüm Yazıları Said Nursi ER

Yıllar geçse de acı hep sabit

25.01.2019 09:12

Ali Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 günü Diyarbakır’da uğradığı hain bir saldırı sonucunda 5 görev arkadaşıyla birlikte şehit oldu. Diyarbakır’ı ne kadar çok sevdiğini Diyarbakırspor sevdasından anlayabilirsiniz. Ölümü ile ilgili onlarca farklı komplo teorisi ortaya atıldı. Jitem, Hizbullah, PKK, Özel Kuvvetler ve Amerika ihtimal verilen failler listesinde. Diyarbakır’da uzun süre görev yapmış bu cesur vatan evladına iftira atanların listesi de bir hayli kabarık. “3310” telsiz kodunu kullanan Ali Gaffar Okkan’ın makam aracı çapraz ateşe tutulmuş ve vücuduna çok fazla merminin isabet etmesi sonucunda şehit olmuştu. Bununla yetinmeyen tetikçiler farklı noktalardan el bombaları atarak işi şansa bırakmamışlardı. Çok şey yazıldı, çizildi ve söylendi. Övgüler ile iftiralar hep yarıştı. Hepsini bir süzgeçten geçirdikten sonra Gaffar Okkan ile ilgili aklımda kalan şey görev aşkıdır. Bu yiğit adamın, “Makam peşinde değilim, yapacak birşey bulamazsam babamın fırınına gider ekmek satarım.” sözü işine olan sevgisini özetliyor. Rabbim mekanını cennet eylesin.
"Zalime karşı mazlumun yanındayız”
   Sömürgeci ve kan emici emperyalizmin ülkeleri ele geçirme yöntemlerinin en vahşicesi işte budur. Guadio kuklası ABD’nin kirli oyununun ufak bir parçası. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olan Venezuela’da yaşanan bu olaylar demokrasi ile ilgili değil doymak bilmeyen emperyalistlerin bir hamlesidir. Meseleye yalnızca Maduro’nun yönetim anlayışı üzerinden yaklaşanlar zaten emperyalizme teslim olmuş demektir. Bu meselede de Türkiye’nin duruşu ecdadın duruşu ile aynıdır. Daima olduğu gibi ırk, din ve dil ayırt etmeden zalime karşı mazlumdan yanayız.