Diğer Yazarlar

Enes ZİYA

Baba çocuğunu evlendirmekle yükümlü müdür?

Ahmet KUDU

Sonsuz yaşayacaksın

Nureddin ÇINAR

Körfezde savaş sesleri

Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU

“HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” MI?

Ayhan FİDAN

İttifak ters tepti

Ziya ERBİR

Nefisle mücadele

Didem SARIBAŞ

3 HAFİF SAHUR MENÜSÜ

Said Nursi ER

Bismillah diyerek yola çıktım

Nuri DEMİR

Örnek müslüman

Serkan ÖKÇE

Uygarlık ve Kentleşme

Burak Can ÇELİK

MİKRO SİYASET

Yasin KESKİN

Karacabey polisi uyuşturucuya geçit vermiyor

YAZARLAR

Tüm Yazıları Serkan ÖKÇE

İbret almana bak!

05.03.2019 14:42

Dört Hintli bir Mescitte Tanrıya ibadet için namaza durmuşlar, rüku ve sücuda koyulmuşlardı. Her biri niyet edip tekbir alarak huzur ve huşuyla namaz kılmaktaydı. Bu sırada meyzin içeriye girdi. Hintlilerin birisinin ağzından bilaihtiyar bir söz çıktı; “ meyzin, ezanı okudun mu, yoksa vakit var mı?” öbür Hintli, namaz içinde okuduğu halde “ Sus yahu, konuştun, namazın bozuldu.” Dedi. 

Üçüncü Hintli ikincisine dedi ki : “Onu ne kınıyorsun baba, kendi derdine bak, kendini kına!” dördüncü “ Hamd olsun ben, üçünüz gibi kuyuya düşmedim” dedi. Hulasa dördünün de namazı bozuldu. Alemin ayıbını söyleyen daha fazla yol kaybeder. Ne mutlu o kişiye ki kendi ayıbını görürse o alınır, o ayıbı kendisinde bulur. 

Çünkü insanın yarısı ayıptandır, yarısı gayıptan! Madem ki başında onlarca yara var, merhemini başın vurmalısın. Yarayı ayıplamak, ona merhem koymaktır. Sınık bir hale düşü mü “ Bir kavmin azizi zelil oldu mu acıyın ona” hadisine mazhar olur. Sende o ayıp yoksa da yine emin olma. Olabilir ki o ayıbı sen de yaparsın, günün birin de o ayıp, senden de zuhur edebilir. 

Tanrıdan “ Emin olmayın” sözünü duymadın? Peki o halde neden müsterih ve emin oluyorsun? İblis, yıllarca iyi adla anılarak yaşadığı halde nihayet bak, nasıl rüsvay oldu,, adı ne oldu? Yüceliği alemde tanınmıştı, aksiyle tanındı, yazık! 

Emin değilsen, tanımayı isteme. Yürü, yüzünü korkuyla yıka da sonra göster. Güzelim, sakalın çıkmıyorsa başka sakalsızları kınama. Şu işe bak: Şeytan, belalara düştü de sana ibret oldu. Sen belaya uğrayıp ona ibret olmadın. O zehri içti, sen şerbetini iç,(ibret almana bak!)

(Mesneviden)