Manş Denizi’nde rekor denemesi yapan yüzücü saatlerce aralıksız yüzmüş, yorgun düşmüş ve artık kollarını zor hareket ettiriyormuş. Bilen bilir; bölge yılın büyük kısmında sisli ve yağmurludur.
Rekor denemesini kırmasına çok az kalmış, teknedeki antrenörleri ise; “Ha gayret! Son metreler diye bağırıyormuş. Fakat hava sisli olduğu için karşısında bir kara parçası göremiyor ve gücü tükeniyormuş. En son kolunu atamaz hale gelmiş ve tekneye tutunmuş. Tekne birkaç metre ilerleyince de rekor için yetişmesi gereken kara parçası görünmüştü.
Dudağından ’’eğer sis olmasa ve kara parçasını görsem ne olursa olsun oraya kadar yüzerdim’’ cümleleri dökülmüş.
Sisler, yetişmemiz gereken kara parçaları, enerjimiz ve ümidimiz ne kadar iç içeler…
***
Moğollara karşı ilk büyük zaferi kazanan ve onların yenilmez olmadığını ispatlayarak sonlarının başlangıcı olan Memlukler’in Sultanı Baybars’ın hayatında da bunu görürüz. Kölelikten sultanlığa uzanan hayat hikâyesinde ümitsizliğe hiç yer olmamıştı. Sultan Baybars, Moğollar ile savaş öncesi bu konuda çok hassas davranmış ve savaşın sadece cephede kazanılmadığının bilincinde olduğundan dolayı, Moğollar ile savaşmış ve içinde korku işlemiş kimseyi şehrine almamıştı.
Moğollar bir yeri işgal etmeden önce istila akınları yapar ve halka korku salarlardı. Sultan Baybars bu psikolojik savaş taktiğinin farkında olarak önlemlerini almış ve morali yüksek, Moğollardan korkmayan askerler ile Ayn Calut Savaşı’nı kazanmıştır.
Devletlerin gelişmesinde ve kazandığı savaşlarda askeri gücünün payı kadar yukarıda zikrettiğimiz moral ve özgüvenin de payı vardır.
***
Yapılan güzel işleri küçümseyenler, başarılara imza atanların morallerini bozmaya çalışanlar, yükselen Türkiye’yi paçasından ısırıp aşağı çekmeye çalışanlar…
Selçuk Bayraktar’ın uzun yıllar önce elinde küçük bir iha maketi ile konuştuğu, hayallerini anlattığı videosunu çoğunuz izlemişsinizdir. O gün kendisi Erdoğan’ın damadı olmadığı ve sosyal medya bu kadar yaygın kullanılmadığı için gözlerden kaçmıştı.
Yoksa küçümseme timleri yine sahaya iner ‘’ kartondan yaptığı maketleri devlete satacak, bunlar mı iha’’ gibi cümlelerle işi küçümsemek, moral bozmak için ellerinden geleni yaparlardı.
Ülkeyi yıllardır geri bırakan şer güçlerinin içine bu küçümseme timlerinin de dahil edilmesi gerekiyor. Ülkenin faydasına olan her şeyle dalga geçen bu tiplere virüs muamelesi yapıp karantinaya almalı ve başkalarına bulaşmalarını engellemeliyiz.
Bu küçümseme timlerini küçük görmeyin. Terör gibi, ekonomik saldırılar gibi ülkenin enerjisini emen bu vampirlere her ortamda hadlerini bildirin…
Küçümseme timleri iş başında
Manş Denizi’nde rekor denemesi yapan yüzücü saatlerce aralıksız yüzmüş, yorgun düşmüş ve artık kollarını zor hareket ettiriyormuş. Bilen bilir; bölge yılın büyük kısmında sisli ve yağmurludur.
Rekor denemesini kırmasına çok az kalmış, teknedeki antrenörleri ise; “Ha gayret! Son metreler diye bağırıyormuş. Fakat hava sisli olduğu için karşısında bir kara parçası göremiyor ve gücü tükeniyormuş. En son kolunu atamaz hale gelmiş ve tekneye tutunmuş. Tekne birkaç metre ilerleyince de rekor için yetişmesi gereken kara parçası görünmüştü.
Dudağından ’’eğer sis olmasa ve kara parçasını görsem ne olursa olsun oraya kadar yüzerdim’’ cümleleri dökülmüş.
Sisler, yetişmemiz gereken kara parçaları, enerjimiz ve ümidimiz ne kadar iç içeler…
***
Moğollara karşı ilk büyük zaferi kazanan ve onların yenilmez olmadığını ispatlayarak sonlarının başlangıcı olan Memlukler’in Sultanı Baybars’ın hayatında da bunu görürüz. Kölelikten sultanlığa uzanan hayat hikâyesinde ümitsizliğe hiç yer olmamıştı. Sultan Baybars, Moğollar ile savaş öncesi bu konuda çok hassas davranmış ve savaşın sadece cephede kazanılmadığının bilincinde olduğundan dolayı, Moğollar ile savaşmış ve içinde korku işlemiş kimseyi şehrine almamıştı.
Moğollar bir yeri işgal etmeden önce istila akınları yapar ve halka korku salarlardı. Sultan Baybars bu psikolojik savaş taktiğinin farkında olarak önlemlerini almış ve morali yüksek, Moğollardan korkmayan askerler ile Ayn Calut Savaşı’nı kazanmıştır.
Devletlerin gelişmesinde ve kazandığı savaşlarda askeri gücünün payı kadar yukarıda zikrettiğimiz moral ve özgüvenin de payı vardır.
***
Yapılan güzel işleri küçümseyenler, başarılara imza atanların morallerini bozmaya çalışanlar, yükselen Türkiye’yi paçasından ısırıp aşağı çekmeye çalışanlar…
Selçuk Bayraktar’ın uzun yıllar önce elinde küçük bir iha maketi ile konuştuğu, hayallerini anlattığı videosunu çoğunuz izlemişsinizdir. O gün kendisi Erdoğan’ın damadı olmadığı ve sosyal medya bu kadar yaygın kullanılmadığı için gözlerden kaçmıştı.
Yoksa küçümseme timleri yine sahaya iner ‘’ kartondan yaptığı maketleri devlete satacak, bunlar mı iha’’ gibi cümlelerle işi küçümsemek, moral bozmak için ellerinden geleni yaparlardı.
Ülkeyi yıllardır geri bırakan şer güçlerinin içine bu küçümseme timlerinin de dahil edilmesi gerekiyor. Ülkenin faydasına olan her şeyle dalga geçen bu tiplere virüs muamelesi yapıp karantinaya almalı ve başkalarına bulaşmalarını engellemeliyiz.
Bu küçümseme timlerini küçük görmeyin. Terör gibi, ekonomik saldırılar gibi ülkenin enerjisini emen bu vampirlere her ortamda hadlerini bildirin…
Ekleme
Tarihi: 22 Kasım 2022 - Salı
Küçümseme timleri iş başında
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.