Hasan Çamoğlu
Köşe Yazarı
Hasan Çamoğlu
 

Dersi Sevmek

Karacabey Lisesi’nde görev yaptığım yıllardı (1973-1992) ve bir gün; dersle ilgili notlar yazıyorum bildiğiniz kara tahtaya. Öğrenciler de defterlerine… O an dikkatimi çekti. Herkes kara tahtaya bakarak yazarken en arkadaki bir öğrencinin yanındakine bakarak yazıyor. ”Oğlum, buraya bakar mısın?” Diyorum ve notlara devam ediyorum. Arada bir sınıfa dönüyorum, öğrencim yine yanındakine bakıyor.  Hemen yanlarına gidiyorum biraz da kızgın. Henüz bir şey demeden arkadaşı, “Görmüyor hocam!” dedi. Dedi ama içim cız etti.  İşin daha da acısı ne öğrencim bunun farkında ne ailesi… Öğreniyorum ki aile çok yoksul. O yıllarda sınıflarda oturma düzeni boy sıralamasına göre yapılıyordu başka bir şey araştırmadan.  6.7.8. sınıflarda “Sınıf öğretmenliği” dersi vardı. Ders, “oturun, çalışın!”. İki sözcükten ibaretti kısaca. Dersler başlıyor; sınıflar bir doluyor, bir boşalıyor ve yazılılara sıra geliyor.  Yine bir “sınıf öğretmenliği” dersinde bir öğrencim ağlıyor. Soruyorum; yazılıdan zayıf aldığını oysa ki çok çalıştığını anlatıyor hıçkıra hıçkıra. Ya diğerleri… Notlarını söylüyorlar teker teker; kimi sevinçli kimi hüzünlü, işte o gün fotoğraflı defter tutmaya karar verdim, öğrencilerimi tanıyacak, sorunlarını dinleyecek, onlara rehberlik edecektim. Sınıf Defteri (7nci sınıf) Defterde her öğrenciye (3) bölüm ayırıyorum, Aile, kaç kardeşler, çalışma ortamı. Okul, alığı notlar (yazılı, sözlü, karne) Öğretmenlerden istekleri Sonuçlar; Ailelerinden kendilerini başkalarıyla kıyaslama yapmamaları. Öğretmenlerden;  Yazılı sınavlarının çok geciktirilmeden okunmaları, çekinmeden soru sorabilmeleri, dersi sevdirmeleri. “Dersleri sevmek” o kadar önemli ki şu sonuca bakar mısınız? Sınıfın birincisi: Matematik. Bu konularda görüşlerimi paylaşmak için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü ziyaret ettim. Ancak çok sıkışık bir zamandı. Kısa bir süre de olsa bana gösterdikleri nezaket ve sabır için kendilerine teşekkür ediyorum.
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2026 -Pazartesi

Dersi Sevmek

Karacabey Lisesi’nde görev yaptığım yıllardı (1973-1992) ve bir gün; dersle ilgili notlar yazıyorum bildiğiniz kara tahtaya. Öğrenciler de defterlerine…

O an dikkatimi çekti. Herkes kara tahtaya bakarak yazarken en arkadaki bir öğrencinin yanındakine bakarak yazıyor. ”Oğlum, buraya bakar mısın?” Diyorum ve notlara devam ediyorum. Arada bir sınıfa dönüyorum, öğrencim yine yanındakine bakıyor. 

Hemen yanlarına gidiyorum biraz da kızgın. Henüz bir şey demeden arkadaşı, “Görmüyor hocam!” dedi. Dedi ama içim cız etti. 

İşin daha da acısı ne öğrencim bunun farkında ne ailesi… Öğreniyorum ki aile çok yoksul. O yıllarda sınıflarda oturma düzeni boy sıralamasına göre yapılıyordu başka bir şey araştırmadan. 

6.7.8. sınıflarda “Sınıf öğretmenliği” dersi vardı. Ders, “oturun, çalışın!”. İki sözcükten ibaretti kısaca. Dersler başlıyor; sınıflar bir doluyor, bir boşalıyor ve yazılılara sıra geliyor. 

Yine bir “sınıf öğretmenliği” dersinde bir öğrencim ağlıyor. Soruyorum; yazılıdan zayıf aldığını oysa ki çok çalıştığını anlatıyor hıçkıra hıçkıra.

Ya diğerleri… Notlarını söylüyorlar teker teker; kimi sevinçli kimi hüzünlü, işte o gün fotoğraflı defter tutmaya karar verdim, öğrencilerimi tanıyacak, sorunlarını dinleyecek, onlara rehberlik edecektim.

Sınıf Defteri (7nci sınıf)

Defterde her öğrenciye (3) bölüm ayırıyorum,

  1. Aile, kaç kardeşler, çalışma ortamı.
  2. Okul, alığı notlar (yazılı, sözlü, karne)
  3. Öğretmenlerden istekleri

Sonuçlar;

Ailelerinden kendilerini başkalarıyla kıyaslama yapmamaları.

Öğretmenlerden; 

Yazılı sınavlarının çok geciktirilmeden okunmaları, çekinmeden soru sorabilmeleri, dersi sevdirmeleri.

“Dersleri sevmek” o kadar önemli ki şu sonuca bakar mısınız? Sınıfın birincisi: Matematik.

Bu konularda görüşlerimi paylaşmak için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü ziyaret ettim. Ancak çok sıkışık bir zamandı. Kısa bir süre de olsa bana gösterdikleri nezaket ve sabır için kendilerine teşekkür ediyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karacabeyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.