Emekli oldu beş kitap yazdı

GÜNDEM (KH) - Rabia FİDAN | 15.06.2026 - 12:32, Güncelleme: 15.06.2026 - 15:26 4421 kez okundu.
 

Emekli oldu beş kitap yazdı

Karacabey’in değerlerini daha yakından tanımak ve şehrimize bir bellek oluşturmak adına başlattığımız söyleşimizde bu hafta 1955 Karacabey doğumlu din gönüllüsü ve yazar Mustafa Arı’yı konuk ettik.

Otuz yıllık imamlık görevinin ardından kaleme aldığı kitaplarla binlerce yakın okuyucuya ulaşan Mustafa Arı’nın serüvenini onun anlatımıyla dinledik.    Sosyal medya kanallarımızda video içeriğiyle de yer alan söyleşide, Mustafa Arı’nın samimi ve kendine has anlatımıyla verdiği yanıtları ilginize sunuyoruz. Kendinizden biraz bahseder misiniz?    Ben Karacabeyliyim; 1955’te Karacaahmet Mahallesi’nde doğdum. İlkokulu aynı mahallede, Atatürk İlkokulu’nda bitirdikten sonra Abdullah Paşa Kur’an Kursu’nda bir yıl okudum. Ardından Bursa’ya gidip hafızlığa başladım ve 1970 yılında hafızlığı tamamladım.    O dönemde ilçelerde pek imam hatip okulu yoktu. Bursa İmam Hatip’i bitirince iki yıllık ilahiyat ön lisansı okudum. Hanımım da hafızdır. Otuz yıl boyunca imamlık yaptım; ama ben “din görevlisi” demiyorum, “din gönüllüsü” diyorum. Çünkü din gönüllüsünün emeklisi olmaz, emektarı olur. Yurt dışı deneyimlerinizden bahseder misiniz?    Emekli olduktan sonra yurt dışına çok gittim. Almanya’ya on bir kez, İsviçre’ye üç kez gittim. Almanya Türk Federasyonu bünyesinde Türk çocuklarına Kur’an öğrettik, cami görevleri yaptık, vaazlar verdik. Yurt dışında insanlar çalışıyor; 1963 yılında ilk gidenlerle, yani birinci nesille tanıştık. Şu an üçüncü nesli yetiştirmeye çalışıyoruz. Hafta sonları gençlerle sohbet toplantıları yapıyoruz.    Bir anımı paylaşayım: Gençlik kolu başkanına “Gençleri topla” dedim. “Hocam” dedi, “her gelen bize boy abdestini anlatıyor, hiç başlamayın artık.” Ben de dedim ki: “O konuyu siz soracaksınız, ben söyleyeceğim.” Kur’an ve sünnet üzere yaşamayı teşvik ettim onları. Bir de şöyle bir anım var: Otuz yaşlarında bir Alman, İslam’ı tercih etmişti. Rizeli bir taksi şoförü gelip “Hocam, Almanlı arkadaşımın sorusu var” dedi. Almancam olmadığı için aracıyla sordu: “Yeni Müslüman oldum, bir hoca bana ne tavsiye eder?” Ben de dedim ki: “Kur’an ve sünnet üzere yaşamayı tavsiye ederim.” Bu cevaptan çok hoşlandığını belirttiler. Güzel bir anı olarak kaldı bende. Kitap yazarlığına nasıl başladınız?    2011 yılında makale yazmaya başladım; Karacabey Yörem Gazetesi’nde yayımlanıyordu. Hanımım bir gün dedi ki: “Yazıyor çiziyorsun, niye kitap basmıyorsun?” “Emekliyiz, bütçeye bakıyor” dedim. Sonra birkaç sponsor bulduk ve şu an beş kitabım yayımlandı; altıncısı şu an baskıda.    Kitaplarım şunlar: Hatıralar İz Bırakır, Ahlaki Değerler, Dünya ve Ahiret Saadeti, Gençlere Nasihatlar ve Çocuklara Nasihatlar. Bu sonuncusu sekiz ile on beş yaş arası için; diğerleri on beş ile kırk yaş arası gençlere hitap ediyor. Yedinci kitabım da yolda diyebilirim. Hatıralar İz Bırakır” kitabını yazmanızın özel bir hikâyesi var mı?     Var. Bir gün metroda yanıma bir delikanlı oturdu, selam vermedi. Ben “Aleykümselam” dedim, “Tanışalım” dedim. “Lise birde okuyorum” dedi. “Babam fabrikada gece bekçisi, ablam kuaförde çalışıyor; akşam yemeğinde bir arada pek olmuyoruz. Annemle babam çok tartışıyor. Ben aile terbiyesi göremedim” dedi. “Ama bir öğretmen bana kitap verdi, onu okuyunca din hakkında bayağı bilgi sahibi oldum” dedi. “Kitabın adı ne?” dedim. “Dünya ve Ahiret Saadeti” dedi. “O kitabın yazarı benim” dedim. Yüzüme baktı; kitapta resmim var, tanıdı. İşte o karşılaşmadan sonra Hatıralar İz Bırakır kitabını yazmaya başladım. Bürokratların, sıradan insanların hatıralarına dokunduk; güncel konular, herkesin içinden geçen meseleler. Okuyanlar arıyor, “Hocam, beni anlatmışsınız” diyor. Hatta IBAN’ını gönderip “Sana katkı çıkarayım, başka kitaplar bassın” diyen sponsorlar bile oldu. Kitaplarınızı nasıl dağıtıyorsunuz? Kitaplardan ücret almıyoruz; ama verenin parasını diğer kitapları basmak için kullanıyoruz. Şimdiye kadar yüz bine yakın okuyucuya ulaştım. Çorum’a, Antalya’ya, Sivas’a, Denizli’ye kargoyla gönderdim. Yurt dışındaki tanıdıklarıma da gönderiyoruz, onlar da WhatsApp üzerinden teşekkürlerini iletiyorlar. Belediyenin düzenlediği kitap fuarına da katıldım; sayın başkanımız bize plaket verdi, teşekkür ettik. Bir Bursa’daki okul müdürü de davet etti; “Kitapları öğrencilere dağıtalım” dedi. Seve seve kabul ettim. Karacabey için dilekleriniz neler?    Karacabey çiftçinin, doğanın şehridir. Ama büyük bir alışveriş merkezi eksik. Belediye başkanımızın bu konuya el atmasını isterim. Kitabımı kendisine de gönderdim; kitap fuarında da görüştük, dileklerimizi ilettik. Ali Özkan “güzellikler şehri” diyordu; inşallah önümüzdeki yıllarda Karacabey daha da güzelleşir. Son olarak ne söylemek istersiniz?    Otuz yıllık emeğimin karşılığını görüyorum; okuyanlar “Beni anlatmışsınız” diyor. Bilgi paylaşmaktır; ben de bildiklerimi paylaşıyorum. Yazarken ne zaman ne form diye bakmıyorum; gece gündüz, boş kaldığım her anda bir konu belirleyip Kur’an ve sünnete dayalı bilgilerle yazıyorum. Tatlı dil, güler yüz, tebessüm... Tebessüm etmek sadakadır zaten.
Karacabey’in değerlerini daha yakından tanımak ve şehrimize bir bellek oluşturmak adına başlattığımız söyleşimizde bu hafta 1955 Karacabey doğumlu din gönüllüsü ve yazar Mustafa Arı’yı konuk ettik.

Otuz yıllık imamlık görevinin ardından kaleme aldığı kitaplarla binlerce yakın okuyucuya ulaşan Mustafa Arı’nın serüvenini onun anlatımıyla dinledik.

   Sosyal medya kanallarımızda video içeriğiyle de yer alan söyleşide, Mustafa Arı’nın samimi ve kendine has anlatımıyla verdiği yanıtları ilginize sunuyoruz.

Kendinizden biraz bahseder misiniz?

   Ben Karacabeyliyim; 1955’te Karacaahmet Mahallesi’nde doğdum. İlkokulu aynı mahallede, Atatürk İlkokulu’nda bitirdikten sonra Abdullah Paşa Kur’an Kursu’nda bir yıl okudum. Ardından Bursa’ya gidip hafızlığa başladım ve 1970 yılında hafızlığı tamamladım.

   O dönemde ilçelerde pek imam hatip okulu yoktu. Bursa İmam Hatip’i bitirince iki yıllık ilahiyat ön lisansı okudum. Hanımım da hafızdır. Otuz yıl boyunca imamlık yaptım; ama ben “din görevlisi” demiyorum, “din gönüllüsü” diyorum. Çünkü din gönüllüsünün emeklisi olmaz, emektarı olur.

Yurt dışı deneyimlerinizden bahseder misiniz?

   Emekli olduktan sonra yurt dışına çok gittim. Almanya’ya on bir kez, İsviçre’ye üç kez gittim. Almanya Türk Federasyonu bünyesinde Türk çocuklarına Kur’an öğrettik, cami görevleri yaptık, vaazlar verdik.

Yurt dışında insanlar çalışıyor; 1963 yılında ilk gidenlerle, yani birinci nesille tanıştık. Şu an üçüncü nesli yetiştirmeye çalışıyoruz. Hafta sonları gençlerle sohbet toplantıları yapıyoruz.

   Bir anımı paylaşayım: Gençlik kolu başkanına “Gençleri topla” dedim. “Hocam” dedi, “her gelen bize boy abdestini anlatıyor, hiç başlamayın artık.” Ben de dedim ki: “O konuyu siz soracaksınız, ben söyleyeceğim.” Kur’an ve sünnet üzere yaşamayı teşvik ettim onları.

Bir de şöyle bir anım var: Otuz yaşlarında bir Alman, İslam’ı tercih etmişti. Rizeli bir taksi şoförü gelip “Hocam, Almanlı arkadaşımın sorusu var” dedi. Almancam olmadığı için aracıyla sordu: “Yeni Müslüman oldum, bir hoca bana ne tavsiye eder?” Ben de dedim ki: “Kur’an ve sünnet üzere yaşamayı tavsiye ederim.” Bu cevaptan çok hoşlandığını belirttiler. Güzel bir anı olarak kaldı bende.

Kitap yazarlığına nasıl başladınız?

   2011 yılında makale yazmaya başladım; Karacabey Yörem Gazetesi’nde yayımlanıyordu. Hanımım bir gün dedi ki: “Yazıyor çiziyorsun, niye kitap basmıyorsun?” “Emekliyiz, bütçeye bakıyor” dedim. Sonra birkaç sponsor bulduk ve şu an beş kitabım yayımlandı; altıncısı şu an baskıda.

   Kitaplarım şunlar: Hatıralar İz Bırakır, Ahlaki Değerler, Dünya ve Ahiret Saadeti, Gençlere Nasihatlar ve Çocuklara Nasihatlar. Bu sonuncusu sekiz ile on beş yaş arası için; diğerleri on beş ile kırk yaş arası gençlere hitap ediyor. Yedinci kitabım da yolda diyebilirim.

Hatıralar İz Bırakır” kitabını yazmanızın özel bir hikâyesi var mı?

    Var. Bir gün metroda yanıma bir delikanlı oturdu, selam vermedi. Ben “Aleykümselam” dedim, “Tanışalım” dedim. “Lise birde okuyorum” dedi. “Babam fabrikada gece bekçisi, ablam kuaförde çalışıyor; akşam yemeğinde bir arada pek olmuyoruz. Annemle babam çok tartışıyor. Ben aile terbiyesi göremedim” dedi. “Ama bir öğretmen bana kitap verdi, onu okuyunca din hakkında bayağı bilgi sahibi oldum” dedi. “Kitabın adı ne?” dedim. “Dünya ve Ahiret Saadeti” dedi. “O kitabın yazarı benim” dedim. Yüzüme baktı; kitapta resmim var, tanıdı.

İşte o karşılaşmadan sonra Hatıralar İz Bırakır kitabını yazmaya başladım. Bürokratların, sıradan insanların hatıralarına dokunduk; güncel konular, herkesin içinden geçen meseleler. Okuyanlar arıyor, “Hocam, beni anlatmışsınız” diyor. Hatta IBAN’ını gönderip “Sana katkı çıkarayım, başka kitaplar bassın” diyen sponsorlar bile oldu.

Kitaplarınızı nasıl dağıtıyorsunuz?

Kitaplardan ücret almıyoruz; ama verenin parasını diğer kitapları basmak için kullanıyoruz. Şimdiye kadar yüz bine yakın okuyucuya ulaştım. Çorum’a, Antalya’ya, Sivas’a, Denizli’ye kargoyla gönderdim. Yurt dışındaki tanıdıklarıma da gönderiyoruz, onlar da WhatsApp üzerinden teşekkürlerini iletiyorlar.

Belediyenin düzenlediği kitap fuarına da katıldım; sayın başkanımız bize plaket verdi, teşekkür ettik. Bir Bursa’daki okul müdürü de davet etti; “Kitapları öğrencilere dağıtalım” dedi. Seve seve kabul ettim.

Karacabey için dilekleriniz neler?

   Karacabey çiftçinin, doğanın şehridir. Ama büyük bir alışveriş merkezi eksik. Belediye başkanımızın bu konuya el atmasını isterim. Kitabımı kendisine de gönderdim; kitap fuarında da görüştük, dileklerimizi ilettik. Ali Özkan “güzellikler şehri” diyordu; inşallah önümüzdeki yıllarda Karacabey daha da güzelleşir.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

   Otuz yıllık emeğimin karşılığını görüyorum; okuyanlar “Beni anlatmışsınız” diyor. Bilgi paylaşmaktır; ben de bildiklerimi paylaşıyorum. Yazarken ne zaman ne form diye bakmıyorum; gece gündüz, boş kaldığım her anda bir konu belirleyip Kur’an ve sünnete dayalı bilgilerle yazıyorum. Tatlı dil, güler yüz, tebessüm... Tebessüm etmek sadakadır zaten.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karacabeyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.