Karacabey, Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden biridir. İlçemizde yüzlerce çiftçi, hem kendi geçimini sağlamak hem de ülkemizin gıda ihtiyacını karşılamak için büyük emek vermektedir. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, Karacabeyli üreticilerimizi ciddi bir ekonomik baskı ile karşı karşıya bırakmıştır. Bilindiği üzere 1 Ocak 2026 tarihine kadar sulama birliklerine olan borçlarda bakanlık tarafından uygulanan bir sübvansiyon bulunmaktaydı. Bu uygulama sayesinde bu tutarın hemen hemen yarısı kamu tarafından karşılanıyor ve üreticinin üzerindeki mali yük bir ölçüde hafifletiliyordu. Ancak yeni yıl itibarıyla bu sübvansiyon kaldırılmış ve sulama birliklerine olan borçlar iki katına çıkmıştır.
Bu gelişme Karacabey’de çok sayıda üreticiyi doğrudan etkilemiştir. Domates taahhüt ücretlerinin yeni ödendiği ve yağışlardan dolayı mısır gibi birçok ürünün ekiminin gecikmesi nedeniyle borç ödeme konusunda sıkıntıya düşen ve edindiğimiz bilgilere göre yaklaşık 350–400 üretici sulama birliğine olan borçları nedeniyle icra tehdidi ile karşı karşıya bulunmaktadır.
Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için hayati öneme sahip olan sulama hizmeti, bugün birçok çiftçimiz için ciddi bir mali yük haline gelmiştir. Öte yandan son yıllarda tarımda yaşanan mevsimsel dengesizlikler üreticilerin planlama yapmasını zorlaştırmaktadır. Kuraklık, aşırı yağışlar ve ani hava değişimleri üretim sürecini doğrudan etkilerken, tarımda yeterli üretim planlamasının yapılmaması da çiftçilerimizi belirsizlik içinde bırakmaktadır. Tarım gibi stratejik bir sektörde plansızlık ve öngörüsüzlük, üreticinin risklerini her geçen gün daha da artırmaktadır.
Bugün dünya yeni bir jeopolitik krizle karşı karşıyadır. Orta Doğu’da başlayan savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkileri şimdiden hissedilmeye başlanmıştır. Uzmanlar, savaşın enerji, gübre ve lojistik maliyetlerini artırarak küresel gıda fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturabileceğini belirtmektedir. Nitekim savaşın gübre, yakıt ve taşımacılık maliyetlerini artırması nedeniyle gıda fiyatlarında yeni bir enflasyon dalgası riski ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Türkiye’de ise gıda enflasyonu zaten ciddi boyutlara ulaşmış durumdadır. Son açıklanan verilere göre Türkiye’de gıda fiyatları yıllık bazda yaklaşık %36 seviyesinde artmıştır. Bu tablo, gıda fiyatlarının toplum üzerindeki baskısını açıkça göstermektedir. Pandemi döneminde hep birlikte gördük ki gıda üretimi yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik meselesidir.
Üretimin devamı ve gıda arzının sürdürülebilirliği için çiftçinin ayakta kalması zorunludur. Böylesi bir dönemde Karacabey gibi Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden birinde yüzlerce üreticinin sulama borçları nedeniyle icra tehdidi ile karşı karşıya kalması son derece düşündürücüdür. Üreticinin yükünü artıran bu tür uygulamalar, sadece çiftçiyi değil aynı zamanda gıda üretimini ve dolayısıyla toplumun tamamını etkileyecek sonuçlar doğuracaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı olarak çağrımız açıktır:
• Sulama birliklerine olan borçlarda uygulanan bakanlık sübvansiyonu yeniden yürürlüğe konulmalıdır. Gerekiyorsa sadece gecikme faizi ile işlem yapılmalıdır.
• Sulama birliğine olan borçlar nedeniyle karşı karşıya kalınan icra süreçleri yeniden değerlendirilmelidir.
• Tarımda planlı üretim politikaları ve üreticiyi koruyan destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir. Karacabeyli üreticilerimizin emeğinin korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğimizin sağlanması için bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı olarak üreticilerimizin yanında olmaya ve bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
