Yeni dünyaya bakarken yepyeni bilgiler ile karşılaşıyoruz, doğrularımızı yanlışlarımızı şekillendirirken onlara kaynak veriyoruz. Bu aslında pozitif bir haber olmalı, ancak hepimiz elimizde bir telefon tutuyoruz. Hadi dünyayı anlamlandırmak için geçirdiğimiz süzgecin içindeki doğru ve yanlışları nerden bulduğumuzu düşünelim.
Bilgi ürettiğini iddia ettiğimiz bazı kanallar doğdu: sosyal medya uygulamaları. Bu uygulamaların güvenilirliği kendi aralarında bile farklılık gösteriyor. Mesela birçok kişiye göre Instagram, TikTok'a göre daha doğru bilgi üretiyor gibi. Hatta bazı bilgi videoları arkasındaki müziğin, bilgiyi paylaşanın dış görünüşüyle güvenilirlik standardı oluşturuyor. Bunun gerçekten böyle olup olmadığı ayrı mesele; insanlar platformlar ve profil kullanıcları arasında bir güven sıralaması yapıyorlar.
Araştırma ve bilgi edinme konusunda bundan beş yıl önce Wikipedia'yı kaynak olarak seçmek eleştirilirdi. Gerekçe belliydi: Normal kullanıcılar tarafından oluşturuluyordu. "Herkes yazabiliyor." denirdi. Bugün ise aynı insanlar, kimin tarafından üretildiği belli olmayan sosyal medya içeriklerini, birkaç saniyelik videoları ya da görselleri sorgulamadan bilgi olarak tüketebiliyor.
Şimdi ipin ucu nerede acaba? Bir zamanlar "herkes yazabiliyor" diye eleştirdiğimiz bir platformdan, bugün kimin söylediği bile belli olmayan içeriklere güvenmeye nasıl geldik? Eğer Wikipedia'nın problemi kullanıcıların içerik üretebilmesiyse, sosyal medyanın bundan daha güvenilir olduğunu hangi ölçüte göre söyleyebiliyoruz?
Belki de asıl sorun bilgi üreten mecralar değil, bizim bilgiye güvenme ölçütlerimizin değişmiş olmasıdır.
Aslında mesele sadece sosyal medya ya da bilgi kaynakları değil. Sorun, sorgulamayı elden bırakmanın her dönemde benzer sonuçlar üretmesi. Düşünme eylemini bize sunulan ölçütlerle şekillendiriyoruz; fakat o ölçütlerin de dış dünyadan geldiğini çoğu zaman unutuyoruz. Bize doğal, tarafsız ya da değişmez görünen yargı ölçütleri de aslında tarihsel, kültürel ve toplumsal olarak inşa ediliyor.
Bana soracak olursanız bugünlerde neyi yargıladığımız, neye göre yargıladığımızdan daha önemli hale gelmiş durumda. Oysa tam tersi olmalı. Çünkü yanlış ölçütlerle yapılan doğru yargılar bile tesadüfen doğrudur.
Bilgi için söylediğim eleştiri tam da burada yeniden karşımıza çıkıyor. Bir zamanlar Wikipedia'yı "normal kullanıcılar tarafından oluşturuluyor" diye güvenilmez bulan bir anlayış, bugün sosyal medya platformlarında dolaşıma giren içerikleri aynı titizlikle sorgulamıyor. Ölçüt değişiyor ama bu değişimin kendisi sorgulanmıyor. Bilgiyi değerlendirirken kullandığımız kıstasların nereden geldiğini, kim tarafından belirlendiğini ve hangi çıkarlarla dolaşıma sokulduğunu konuşmuyoruz.
Belki de bugün asıl ihtiyacımız olan şey, yeni bilgi kaynakları bulmak değil; bilgiye neden ve hangi ölçütlerle güvendiğimizi yeniden sorgulamak. Çünkü ipin ucu, bilgiyi değil, bilgiyi değerlendirme ölçütlerini sorgulamayı bıraktığımız yerde kaçıyor.
Belki de bugün asıl ihtiyacımız olan şey, yeni bilgi kaynakları bulmak değil; bilgiye neden ve hangi ölçütlerle güvendiğimizi yeniden sorgulamak.
Düşünmek, insanı tanımlayan en rafine özelliklerden biridir. Kendimizi geliştirmeye çalışırken önce bu yetimizi geliştirdiğimizden emin olmalıyız.
Anasayfa
Yazarlar
Semanur ERDOĞAN
Yazı Detayı
Bu yazı 354 kez okundu.
Süzgeçlerimizi önümüze koyup, düşünelim
Yeni dünyaya bakarken yepyeni bilgiler ile karşılaşıyoruz, doğrularımızı yanlışlarımızı şekillendirirken onlara kaynak veriyoruz. Bu aslında pozitif bir haber olmalı, ancak hepimiz elimizde bir telefon tutuyoruz. Hadi dünyayı anlamlandırmak için geçirdiğimiz süzgecin içindeki doğru ve yanlışları nerden bulduğumuzu düşünelim.
Bilgi ürettiğini iddia ettiğimiz bazı kanallar doğdu: sosyal medya uygulamaları. Bu uygulamaların güvenilirliği kendi aralarında bile farklılık gösteriyor. Mesela birçok kişiye göre Instagram, TikTok'a göre daha doğru bilgi üretiyor gibi. Hatta bazı bilgi videoları arkasındaki müziğin, bilgiyi paylaşanın dış görünüşüyle güvenilirlik standardı oluşturuyor. Bunun gerçekten böyle olup olmadığı ayrı mesele; insanlar platformlar ve profil kullanıcları arasında bir güven sıralaması yapıyorlar.
Araştırma ve bilgi edinme konusunda bundan beş yıl önce Wikipedia'yı kaynak olarak seçmek eleştirilirdi. Gerekçe belliydi: Normal kullanıcılar tarafından oluşturuluyordu. "Herkes yazabiliyor." denirdi. Bugün ise aynı insanlar, kimin tarafından üretildiği belli olmayan sosyal medya içeriklerini, birkaç saniyelik videoları ya da görselleri sorgulamadan bilgi olarak tüketebiliyor.
Şimdi ipin ucu nerede acaba? Bir zamanlar "herkes yazabiliyor" diye eleştirdiğimiz bir platformdan, bugün kimin söylediği bile belli olmayan içeriklere güvenmeye nasıl geldik? Eğer Wikipedia'nın problemi kullanıcıların içerik üretebilmesiyse, sosyal medyanın bundan daha güvenilir olduğunu hangi ölçüte göre söyleyebiliyoruz?
Belki de asıl sorun bilgi üreten mecralar değil, bizim bilgiye güvenme ölçütlerimizin değişmiş olmasıdır.
Aslında mesele sadece sosyal medya ya da bilgi kaynakları değil. Sorun, sorgulamayı elden bırakmanın her dönemde benzer sonuçlar üretmesi. Düşünme eylemini bize sunulan ölçütlerle şekillendiriyoruz; fakat o ölçütlerin de dış dünyadan geldiğini çoğu zaman unutuyoruz. Bize doğal, tarafsız ya da değişmez görünen yargı ölçütleri de aslında tarihsel, kültürel ve toplumsal olarak inşa ediliyor.
Bana soracak olursanız bugünlerde neyi yargıladığımız, neye göre yargıladığımızdan daha önemli hale gelmiş durumda. Oysa tam tersi olmalı. Çünkü yanlış ölçütlerle yapılan doğru yargılar bile tesadüfen doğrudur.
Bilgi için söylediğim eleştiri tam da burada yeniden karşımıza çıkıyor. Bir zamanlar Wikipedia'yı "normal kullanıcılar tarafından oluşturuluyor" diye güvenilmez bulan bir anlayış, bugün sosyal medya platformlarında dolaşıma giren içerikleri aynı titizlikle sorgulamıyor. Ölçüt değişiyor ama bu değişimin kendisi sorgulanmıyor. Bilgiyi değerlendirirken kullandığımız kıstasların nereden geldiğini, kim tarafından belirlendiğini ve hangi çıkarlarla dolaşıma sokulduğunu konuşmuyoruz.
Belki de bugün asıl ihtiyacımız olan şey, yeni bilgi kaynakları bulmak değil; bilgiye neden ve hangi ölçütlerle güvendiğimizi yeniden sorgulamak. Çünkü ipin ucu, bilgiyi değil, bilgiyi değerlendirme ölçütlerini sorgulamayı bıraktığımız yerde kaçıyor.
Belki de bugün asıl ihtiyacımız olan şey, yeni bilgi kaynakları bulmak değil; bilgiye neden ve hangi ölçütlerle güvendiğimizi yeniden sorgulamak.
Düşünmek, insanı tanımlayan en rafine özelliklerden biridir. Kendimizi geliştirmeye çalışırken önce bu yetimizi geliştirdiğimizden emin olmalıyız.
Ekleme
Tarihi: 08 Temmuz 2026 -Çarşamba
Süzgeçlerimizi önümüze koyup, düşünelim
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
