Rabia FİDAN
Köşe Yazarı
Rabia FİDAN
 

Yeniliğin Reddi

Toplumun attığı adımlar eski fikirlerin zinciriyle temel motivasyon kaynağına doğru ilerler. Bireylerin kendilerince ilk başarısı sayılan minik adımlar topluma karışıp onun büyük adımları arasında harmanlanıp kaybolur. Farklı adımlar aradan sıyrıldığında ve tokluğu net olduğunda toplumun adımları düzene karşı oluşan bu sesi yok etmek ya da kendilerine dönüştürmek için harekete geçer. Adımlar uyumsuz olduğunda onların varlığı bir itaatkarsızlığa ve asiliğe dönüşür. Bu gerçeklik yeniliğin sabit kalmasına ve ilerlememesine neden olur. Günümüz ilerleyişinde yeniliklerin adımları bu kadar büyük ve ön görülemez olmasına rağmen eski ve aynılığın zincirleri hala zincirlere sahip olduğunu ve kontrol sahibi olduğunu varsayar. Burada günümüz toplumunun anlamadığı durum insanlar ve onların uğruna yaşadıkları gerçeklik ve kendilerine has yenilikleri. Bireyler amaç edindiği yenilikler uğruna kendi cesaret dolu yeni yollarını oluşturdu. Eski patika yolları görmezden gelerek; yenilikle, farklılıkla, özgünlükle yürüyebileceği yolları tercih etti.  Yeniliği reddedenler ilerlemenin sabit kaldığını varsayan eskiler oldu. İnsanın kendi bağımsız adımları artık yenilikle ilerlemeyi amaçladı. Eski motivasyon kaynağı tamamen yenilendi. Bireyler topluma karışmak yerine onlardan kopup toplumdan uzak dış halkayı oluşturdu. Güven çemberini yeniliğin izinde genişletmeye devam etti. Birey olarak bizler olduğumuz çevreye, o çevrede bulunan insanların aynısı olmaya karşı durmayı seçtik. Doğru olarak işlenmek istenen yanlışları umursamamayı seçtik. Yıllarca aynı hayatı yaşayıp, aynı işleri yapıp, onları sonuna kadar ve adım adım ezberleyip marifetmiş gibi aktarmayı, toplumun ahlak dışı ahlak değerlerine göre kendimizi şekillendirmeyi kabul etmedik. Ezbere söylenen kalıpları yok saydık. Cinsiyetlerimize yapıştırılmış ve sanki doğrusu ve gerçeği buymuş gibi olan “ahlaki” değerleri görmezden geldik. Yenilikler ve özgünlükle ilerlemeye cesaret ettik. Bu farklılıkların göze batması adımlarımızı durdurmayarak daha da büyük adımlar atmamıza neden oldu. Eski fikirlerden tasdik ve beğeni almak bizim yeniliğimizde olmayan bir gerçekliğe dönüştü. Amaç farklı ve ayrı olmak değildi hiçbir zaman. Atılan adımların farklılığı toplumda yankı uyandırmasa belki o farklı adımların hızı yollarımızı bambaşka bir manzaraya dönüştürebilirdi. Ancak yeniliği reddedenler eskiden sıyrılmak için fazla eskiye dönüştüler. Bireyler olarak o eskiden çoktan yüz çevirdik. Tozlanmış fikirlerin üzerini süpürmek yerine onları yenileriyle değiştirdik. Dönüşümden korkmadık ve ilerlediğimiz adımların yönüne biz karar verdik. Farklılıklarımızı ezmedik veya hor görmedik. Onları daha da iyileştirip parçalarımıza dönüştürdük. Bireyler olarak, yeni adımlar atan bireyler olarak oluşturduğumuz parçaları bir uyum içerisinde birleştirmek ve dönüşümü devam ettirmeyi amaçladık. Yenilikten korkmadık, onunla ilerlemeyi seçtik. Sadece bireyler değil toplum olarak yenilikle ve dönüşerek ilerlediğimizde ve parçalarımız bir araya geldiğinde reddedilenin aslında bütün olduğunu görebiliriz. 
Ekleme Tarihi: 03 Ocak 2026 -Cumartesi

Yeniliğin Reddi

Toplumun attığı adımlar eski fikirlerin zinciriyle temel motivasyon kaynağına doğru ilerler. Bireylerin kendilerince ilk başarısı sayılan minik adımlar topluma karışıp onun büyük adımları arasında harmanlanıp kaybolur. Farklı adımlar aradan sıyrıldığında ve tokluğu net olduğunda toplumun adımları düzene karşı oluşan bu sesi yok etmek ya da kendilerine dönüştürmek için harekete geçer. Adımlar uyumsuz olduğunda onların varlığı bir itaatkarsızlığa ve asiliğe dönüşür. Bu gerçeklik yeniliğin sabit kalmasına ve ilerlememesine neden olur. Günümüz ilerleyişinde yeniliklerin adımları bu kadar büyük ve ön görülemez olmasına rağmen eski ve aynılığın zincirleri hala zincirlere sahip olduğunu ve kontrol sahibi olduğunu varsayar. Burada günümüz toplumunun anlamadığı durum insanlar ve onların uğruna yaşadıkları gerçeklik ve kendilerine has yenilikleri. Bireyler amaç edindiği yenilikler uğruna kendi cesaret dolu yeni yollarını oluşturdu. Eski patika yolları görmezden gelerek; yenilikle, farklılıkla, özgünlükle yürüyebileceği yolları tercih etti. 

Yeniliği reddedenler ilerlemenin sabit kaldığını varsayan eskiler oldu. İnsanın kendi bağımsız adımları artık yenilikle ilerlemeyi amaçladı. Eski motivasyon kaynağı tamamen yenilendi. Bireyler topluma karışmak yerine onlardan kopup toplumdan uzak dış halkayı oluşturdu. Güven çemberini yeniliğin izinde genişletmeye devam etti. Birey olarak bizler olduğumuz çevreye, o çevrede bulunan insanların aynısı olmaya karşı durmayı seçtik. Doğru olarak işlenmek istenen yanlışları umursamamayı seçtik. Yıllarca aynı hayatı yaşayıp, aynı işleri yapıp, onları sonuna kadar ve adım adım ezberleyip marifetmiş gibi aktarmayı, toplumun ahlak dışı ahlak değerlerine göre kendimizi şekillendirmeyi kabul etmedik. Ezbere söylenen kalıpları yok saydık. Cinsiyetlerimize yapıştırılmış ve sanki doğrusu ve gerçeği buymuş gibi olan “ahlaki” değerleri görmezden geldik. Yenilikler ve özgünlükle ilerlemeye cesaret ettik. Bu farklılıkların göze batması adımlarımızı durdurmayarak daha da büyük adımlar atmamıza neden oldu. Eski fikirlerden tasdik ve beğeni almak bizim yeniliğimizde olmayan bir gerçekliğe dönüştü. Amaç farklı ve ayrı olmak değildi hiçbir zaman. Atılan adımların farklılığı toplumda yankı uyandırmasa belki o farklı adımların hızı yollarımızı bambaşka bir manzaraya dönüştürebilirdi. Ancak yeniliği reddedenler eskiden sıyrılmak için fazla eskiye dönüştüler. Bireyler olarak o eskiden çoktan yüz çevirdik. Tozlanmış fikirlerin üzerini süpürmek yerine onları yenileriyle değiştirdik. Dönüşümden korkmadık ve ilerlediğimiz adımların yönüne biz karar verdik. Farklılıklarımızı ezmedik veya hor görmedik. Onları daha da iyileştirip parçalarımıza dönüştürdük. Bireyler olarak, yeni adımlar atan bireyler olarak oluşturduğumuz parçaları bir uyum içerisinde birleştirmek ve dönüşümü devam ettirmeyi amaçladık. Yenilikten korkmadık, onunla ilerlemeyi seçtik. Sadece bireyler değil toplum olarak yenilikle ve dönüşerek ilerlediğimizde ve parçalarımız bir araya geldiğinde reddedilenin aslında bütün olduğunu görebiliriz. 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve karacabeyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.